Herkese merhaba . Bugün, size sıradışı fantastik türde olan harika bir eseri yorumlamaya geldim .
İnsanların sürekli katledildiği bir şehirde yaşam sizin için nasıl olurdu?
Ana karakterimiz Muhabir Priscella babasını kaybettikten sonra Lahan şehrinde babasının karavanında yaşamaya başlar. Ölüm kelimesine henüz alışamamışken Lahan'da insanlar katledilmeye başlanmıştır.
Peki insanları katleden kimdir?
İnsanların 'canavar' olarak adlandırdıkları Abraskalar... Çeşit çeşit göz renkleri ve kuyruklarıyla bir insandan çok farklılar... En sevdikleri şey : insan yemek,parçalamak, işkence etmek...
Lahan için akşam 19.00'dan sonrası yoktur. Çünkü karanlık çökünce Abraskalar ortaya çıkar ve kimse ölmek istemez. Bir Abraska ile karşılaştığınızda yardım istemeniz de yasaktır. Çünkü insanlar yardımsever olabilir ve bir insan yerine daha fazla insan hayatını kaybedebilir. Bunu kimse istemez değil mi?
Devlet ve polis Abraskalar için hiçbir şey yapamaz. Bu ve bazı durumlar Priscella'yı düşündürür ve cesurca Abraskaların peşine düşer,araştırmalar yapar.
Peki Priscella birçok Abraska ile karşılaşmasına rağmen hâlâ hayatta mıdır?
Kitap 406 sayfa fakat bu sizi korkutmasın. Yazarın dili o kadar akıcı ve sade ki her bir sayfayı heyecanla çevirdim. Priscella'nın karakteri gereği kendime yakın buldum . Priscella'nın yakın arkadaşı Miria'yı, abisi gibi gördüğü Paul'u, John,Jack ve özellikle Easley Browne kardeşleri çok sevdim. Bu karakterler için çok fazla ters köşe bulunan bir kitap . Ve kitap öyle bir sonla bitti ki aklımda çok fazla soru işareti kaldı . Devamı olacak bir kitap ve Yazarımız hemen 2. Kitabı da yazmalı . Bence bu fantastik evrene sizde dahil olmalısınız . Tavsiyemdir .
Sevgiyle...
İrem Küpeli