·320 syf.··Beğendi
···Okunma: 24 Temmuz 2023 05:34 Drizzt Efsanesi'nin 3. kitabı olan Göç'te Kara Elf'imiz Drizzt'i; Karanlıkaltı'ndan ayrılmış ve yüzeye çıkmış olarak buluyoruz. Drizzt bir türlü kendini ait hissetmediği Menzoberrazzan'dan ayrılmış ve bir bakıma kendisine yeni ve kendisini ait hissedebileceği bir yuva aramaktadır. Fakat kendisi de bildiği üzere, bu hiç de kolay olmayacaktır. Drizzt ne kadar barışçıl ve iyi niyetli olursa olsun, ırkının kötü şöhretinden dolayı nereye giderse gitsin ve kiminle karşılaşırsa karşılaşsın hep korkulacak biri olarak görülmektedir...
Drizzt yüzeye çıktığı ve yüzeyi incelemeye başladığı andan itibaren, bir insan kasabasını ve orada yaşayan insanları gözlemleyip, incelemeye başlamıştır. Bir gün bir çiftçi ailesinin - Thistledown-ların oğlu tarafından görülür ve tüm kasabanın bundan haberi olur. Drizzt her ne kadar iyi niyetiyle bu insanlarla tanışıp, onların arasında kendine bir yer bulmak istese de işler hiç onun düşündüğü gibi gitmeyecektir. Bu arada Drizzt'in yüzeye çıktığını öğrenen sadece İnsanlar değildir, kasabanın çok da uzak olmayan bir bölgesinde yaşayan Ork'larında Drizzt'ten haberleri olur ve onu kendilerine bir tehdit olarak gördükleri için onu yok etmek istemektedirler.
İşte hikâyemiz tam da burada başlıyor. Bir gün Ulgulu olarak bilinen yaratığın köleleri ve casusları olan Goblinler tarafından fark edilen Drizzt, Ulgulu tarafından öldürülmek istenir. Ulgulu, bir şeyleri yiyerek- insan, ork, gnol, cin- evrimleşip, güçlenen bir yaratıktır. Bir gün bu köye giden Ulgulu, Thistledown'ları adeta katleder ve bu olayla hikâyemiz tam olarak başlamış olur.
Bu katliamın sorumlusu tabii ki Drizzt olarak görülür, Drizzt her ne kadar kendini anlatmaya çalışsa da ona inanmazlar ve Drizzt oradan ayrılmak zorunda kalır.
Bu durum Drizzt'in umutlarını iyice azaltmıştır, büyük umutlarla çıktığı yüzeyde de kendine bir yer bulamayacağını düşünmeye başlayıp, kendini tekrardan yollara vurur. Drizzt kendini yollara vurduğu bu yeni macerada kendisine hem yeni dostlar hem de yeni düşmanlar edinecektir.
Biraz da yazarın üslubundan da bahsetmek istiyorum. Salvatore gerçekten kalemini ustalıkla kullanan bir yazar. Yaptığı tanımlamalar ve betimlemelerle gerçekten okuyucu da ilgi ve heyecan uyandıran bir üslubu var, ve bu sayede okuyucunun hikâyede kalmasını çok iyi başarıyor. Özellikle karakterlerin duygu durumlarını okuyucuya çok etkileyici bir biçimde anlatıp, yansıtıyor Salvatore.. Ben bu anlarda çoğu zaman sanki kendim bu duyguları yaşıyormuşum gibi hissettim..Bu gerçekten çok etkileyiciydi.
Son olarak, serinin üçüncü kitabı olan Göç, Drizzt'in karakter gelişimini izlediğim(iz), yer yer aksiyon ve maceranın doruklarına ulaşıp heyecanla ve bir sonraki sayfasını merakla okuduğum bir kitap oldu.
Fantastik türü sevenlerin kaçırmaması gereken bir seri, mutlaka okuyun :)