Evet, yazarımızın başlıktan da anlaşılacağı üzere evlilik ve aşk konularında kötümser bir tavır aldığını görüyoruz. Schopenhauer bu kitabında kadın erkek ilişkileri üzerinden âşık olma eylemini ve kadın erkek bağlılığını dile getirmiştir. Ona göre aşık kişi, tıpkı böceklerin ki gibi içtepinin etkisi altındadır. Eğer âşık olan kişi, sevdiği kişiye ulaşır ve doyuma ulaşırsa sevdiği kişiyi değersiz olarak görmeye başlayacaktır. Bunun sonucunda aşık kişi, elde ettiği kadından ilgisini tamamen kaybeder ve yeni hedeflerin peşinden koşar. Oysa kadında bu durum çok farklıdır. Schopenhauer’a göre kadın doyuma ulaştığında erkeğe daha çok bağlanacaktır. Açıkçası bir taraf giderken diğer tarafın bağlanması, ne yazık ki sağlıklı bir ilişkiyi doğurmayacaktır. Schopenhauer, eskilerin “aşkın gözü kördür” önermesini kitabına işler ve bunu yazılarıyla tasdik eder. O halde Schopenhauer’a göre aşk bir yanılsamadan ibarettir. Bu kitapta yazarın izdüşümüdür dememiz yanlış bir önerme olmayacaktır.
Sonuç olarak ben bu kitabı beğendim. Her okuduğunuzda yeni şeyler öğreneceğiniz bir kitap niteliğinde. Yine de bu kitabı, en az orta seviye okurların okumasını tavsiye ediyorum. Zira dilinin ağır olması, sizi zorlayabilir.