·160 syf.····Okunma: 27 Temmuz 2023 03:26 Ayşe KULİN’in neredeyse bütün kitaplarını okumuş birisi olarak yorum yapmak istiyorum izninizle.
Yazarın bu kitabını alırken konusuna baktım ve alıp almamak arasında çok kaldım. Distopik kitapları (1984 hariç, onun ayrı bir yeri var) pek sevemedim. Sonra dedim ki yazarın akıcı dili, basit anlatımı, güncel olayları kitaplarının içine katma çabası, kadınları anlatma uğraşı için yine alınır ve aldım…
İki okumada bitirdim kitabı, yine akıcı, yine karakterler üzerinden gidilmiş. Tutsak Güneş kitabındaki yöntemi denemeye devam etmiş. Kitabı okuduktan bir süre sonra diyorsunuz ki yahu ben bu karakteri biliyorum sanki bir yerlerden; sonra zihnimi zorlayınca hatırladım ki Kanadı Kırık Kuşlarda yer alan Esra ve Sude. Kördüğüm kitabında yer alan Esra, gazeteci sevgilisi, Nazi baskısından kaçan doktor dedesi… Tutsak Güneş kitabında da var mıydılar onu hatırlayamadım. (Bu Esra her kitaptan çıkıyor) Anlayacağınız yine bir serinin içerisindeyiz.
Finale kadar gayet güzel gidiyordu, az sayfa kaldığını görünce dedim ki eyvah aceleye getirilmiş bir final olacak galiba, öyle de oldu… Tahminim yeni kitabında bu seriyi devam ettirecek yazar ve bu sefer baba oğul Varol ele alınacak. Devamının gelme fikri olabilir, tamam ama bence böyle aceleyle bitmemeliydi bu hikaye…
Güncel olayların unutulmaması adına hikayeye yerleştirilmesi güzel bir düşünce ama hep havada kalıyor biraz bu bölümler kitaplarda, sanki biraz daha harmanlanabilir.
Son olarak, çok sevdiğim çok saygı duyduğum bir yazardır kendisi, sıkı da okuyucusuyumdur, eleştirmek bana düşmez tabi ki… Ancak bir diğer kitapta benzer karakterlerle karşılaşmak beni biraz yoruyor, önceki kitapları hatırlamaya çalışıyorum, hatırlayamıyorum. Bu kitabın zaten kendisine özgü bir konusu var, neden yeni karakterlere şans verilmesin ki… Eee tabi bu da yazarın geçmişten gelen alışkanlığı ve tarzı…
Sonuç olarak kendim yazdım, kendim cevapladım, uzattım biraz, af ola… Alın okuyun, sıkılmazsınız okurken…