Bu kitaba başlarken çoğu zaman yaptığım gibi kitap hakkında araştırma yapmadan inceleme okumadan başladım. Eğer aşina olduğum bir yazarın eseri ise başkalarının düşüncelerinden etkilenmeden okumak isterim. Çünkü önce kendim düşünüp anlamalıyım okuduğum kitaba dair kalbimden geçenleri. Bu kitaba da öyle ansızın başladım bir akşam üzeri..
Birkaç sayfa okuduktan sonra devam edemedim ölümün, ayrılığın ağırlığından. Altında ezildim. O an anladım bu satırlar ancak bir kaybın arkasından dillendirilememiş sessiz çığlıklardı. İnsanın içinden hiçbir zaman gönderemeyeceği birisine yazılmış olabilirdi ancak bu satırlar. Zaten hepimizin içinden gönderemediği birileri yok mudur bu hayatta? Sadece cesareti olanlar birilerinin duyacağı şekilde ifade eder diğerleri ise içinde yaşatmaya çalıştığı hayale sığınır çaresiz.