·72 syf.····Okunma: 08 Ağustos 2023 22:56 Sahaf Mendel birbirleriyle bağlantılı iki güzel novella ve Zweig’ın belirtmiş olduğu gibi yaşanmış bir olaydan esinlenerek yazılmış bir öykü içeriyor. İncelemeye geçmeden önce kitabı oldukça beğendiğimi söylemeliyim. Uzun bir aranın ardından tekrar Zweig okumak ilaç gibi geldi dersem hiç de abartmış sayılmam.
İlk novellamız kitaba da adını vermiş olan Sahaf Mendel. Hayatını kitaplar evreninde yaşayarak geçiren Jakob Mendel, bu alandaki yeteneği ve becerisiyle oldukça değerli bir isimdir. Zweig onun bu özel zekasının yüksek derece odaklanma yeteneğinden kaynaklandığını belirtmiş. Böylelikle uzun süreler harcamanın yanı sıra kaliteli bir odak sayesinde spesifik bir alanda çok başarılı olunabileceğinin mesajını da vermiş. Emek, sabır ve ilgi herkesi kendine hayran bırakacak bir başarının kapılarını açabilir.
Fakat her olayda geçerli olduğu gibi, saplantı haline getirilen ilgi alanları kişiye yarardan çok zarar da getirebilir. Aynı Mendel’in başına gelen gibi. Kendisine kitaplar dünyasında bir hayat kurmuş olan Mendel, gerçek dünyanın endişeleri, sorunları ve akışından habersiz bir şekilde yaşamaktadır. Bu da ne yazık ki, hayatında tamamen köklü bir değişikliğe yol açacak olan talihsiz bir olayın kapılarını açar.
Zweig aynı zamanda bu novella da unutulmak üzerine de bilgece yorumlar yapmış. Bir zamanlar herkesin yardıma koştuğu, insanlık tarihinde benzerine nadir rastlanan bir zihne sahip olan birinin bile zamanla unutulmasına değiniyor. Zamanın tüm acımasızlığıyla daha önce orada yer etmiş olan derin izleri bile nasıl kolayca silebildiğine. ‘Acı bir tat kapladı dudaklarımı, unutulmuşluğun acı tadı.’
Sıradaki novellamız ise Görülmeyen Koleksiyon. İlk novellaya benzer bir ana fikir çatısı altında ilerliyor olay akışı aslına bakılırsa. Savaşın ardından gelen ekonomik krizle birlikte insanların geçinebilmek için çaresiz ve acımasız yollara başvurmak zorunda kaldığını acı verici bir şekilde ortaya koymuş Zweig. Tüm bu buhran bulutunun içinde zamanında büyük emekler vererek oluşturduğu koleksiyonuyla övünen kör bir adamın hikayesi duyanların kalbine dokunacaktır.
Kitabın kapanışını ise bir öyküyle yapıyoruz; Unutulmayacak Bir İnsan. Başlığın altındaki nota bakılırsa yaşanmış bir olay kendisi. Zweig yaşamış olduğu tecrübeler sonucu mutlu yaşamın formülünün para yerine iyi dostluklar biriktirmek olduğunu belirtiyor. İnsanlara yardım etmekten çekinmeyen, elindekinin değerini bilip ihtiyacından fazlasında gözü olmayan iyi yürekli bir adamın hikayesini okuyoruz. Zweig bu öyküyle birlikte dünyanın nice Antonlar sayesinde çok daha yaşanabilir bir hale gelmesinin hayalini de dile getiriyor.
Zweig her zamanki gibi yanıltmıyor. Herkesin okumasını önerdiğim bu üç güzel adamın hikayesine sizde bir şans verin derim.