~Allah'a tapınma ateşiyle yananlar bile Allah'ı cemaliyle överler.
~Bütün sözlerde fasihim, yalnız senin şemalini tasvir etmekten acizim.
~Yol biter yolcu yorulur ama bizim hikayemiz daha yarısına bile varmamış olur.(Yıllardır kalbime bağladığım uçurtma meğer ayağımda prangaymış. Geç öğrendim bu ağır çaresizliğin hüzünlü sesinden kopan feryadın, ölümden beter olduğunu.) Gel geri dön. Ey yol sevdalısı, bu yol çıkmaz. Biz de kelimelerin şefaati ile mi birbirimizi anlayalım..
~O artık beni sevmeyince ben onu sevmeye başladım; o bitirince ben yeni başladım; o bitince ben başladım. Yalnız doğmak ne kadar zordur, yalnız yaşamak, yalnız ölmek.
~Ben hayatımda bir insanı tanımada bu kadar hataya düşmedim.
~İnlemeyi ne yapayım? Feryat etmeyi ne yapayım? Sahi kuyu da bir nimetti! Bak ne kadar mahrumum, bak nelere ihtiyacım var ve sahip değilim,ne arzularım var; ama yok.
~İnsan hayatta iken sürekli kendini gizler. Sürekli, hayatı boyunca kendini örter ve başkalarına güzel gözüken bir maske altında yüzünü gizler. İnsan sadece iki yerde olduğu gibi görünür; ölüm yatağı ve zindan hücreleri.
~Sana üzüntüden başka bir şey vermeyen kimsenin resmini yırt, temiz hatıralar aynasının üzerindeki lekeleri sil, hayata yeniden başla veya şehre geri dön.
~Beni ne kadar aşağılıyorsun, bu önemli değil, önemli olan beni ümitsiz kılmandır. Neden bu kadar kızgınsın? Senin gördüklerin karşısındaki körlüğüm dünyayı gözlerimde kararttı. Neden bu kadar katı ve merhametsizsin?
~Ah birbirimizden ne kadar uzağız, hiç kavuşamayacağımızı düşünüyorum, bu dünyanın bir kenarında tek başıma kalacağımı sanıyorum, sanki her zaman seni seyrediyorum, gözlerimin önündesin, bakışlarımın önünde, bakışlarımın kıblesi. Her zaman yalnız kalacağım, seni sensiz göreceğim.
~Maşuka takviye yapmak aşkı dinden daha ilahi kılmaktadır.
~Sonunda benim gibi bir şahin için yeryüzünde konacak bir yer olmadığına inandım.