·282 syf.····Okunma: 23 Temmuz 2023 20:08 "Olmamız gereken tek bir kişi var.
Hissetmemiz gereken tek bir varoluş var.
Her şey olabilmek için her şeyi yapmamız gerekmiyor çünkü zaten sonsuzuz. Yaşadığımız her an sonsuz olası geleceğe gebe."
Bir akşam oturmuşsunuz ve televizyondan rastgele bir kanal açıyorsunuz, bir filmin herhangi bir anına denk geliyorsunuz ama kesinlikle başı değil ve bir şans verip izlemeye devam ediyorsunuz.
İşte tam olarak böyle hissettim kitaba başladığımda. Kitapta rastgele bir sayfa açıp okuyormuş gibi oldum. Kurgusuna da okumaya başladığım ilk sayfalarda anlam verememiştim. Haliyle adapte olamayacağım diye korktum çünkü yarım bırakmak niyetimde değildi. Nihayetinde sonuna kadar ilerledim. İlerledikçe parçaları birleştirdim. İlerledikçe çok daha iyi anladım ve sonunun da güzel tamamlandığını düşünüyorum.
Nora Seed, gece yarısı kütüphanesine düştüğünde her bir kitapta farklı seçimler yapmış olsaydı nasıl bir hayat yaşayacağını görüyor. Başka kararlar verseydi yaşamış olacabileceği hayatları. Hikâyemizde asıl bu noktada başlamış oluyor. Pişmanlıklarını telafi etmesine ve yeniden seçme imkanın bahşedilmesine karşın Nora'nın hayatlarının nasıl olduğunu okuyoruz.
Okumam çokta keyifli geçti diyemem. Dili kolay olmasaydı okurken bir tık sıkılabilirdim. Neyse ki akıcı bir dili vardı ve kolayca bitirebildim. Aslında keyif alamamamın nedeni kitabın içine girememem oldu. (Tabii bunun bir nedeni yazarın kalemi de olabilir.) Sonlara doğru açılan bir kitaptı, baştan anlam veremedim ama sonra -ve özellikle- bitirince çok daha iyi oturdu. Kitabın asıl amacı da güzeldi diyebilirim.
Kitabı aşırı beğenenlerde vardı, kötüleyenlerde. Bu yüzden beklentisiz bir şekilde başlamıştım. Eğer bir beklentim olsaydı hüsrana uğrayabilirdim. Benim için ortalama bir kitaptı, ne çok kötü ne çok iyi. Eğer bir şans vermek isterseniz, çok yükselmeyin derim.
Keyifli okumalarınız olsun!