Gönderi

Puan vermedi·179 syf.··
2023 63. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 21 Ağustos 2023 21:56
Buna bir kitap gözüyle bakmayacağım ki zaten bakılmamalı. Her şeyden önce, bu antlaşma hümanizm ve barışın dibi. Mütemadiyen Avrupa'da barışı garantileyebilecek bir antlaşma hatta. Okumak isteyenleriniz vardır, PDF linkini paylaşıyorum: acikerisim.tbmm.gov.tr/xmlui/handle/11... Tahlilime Türkiye'nin AB üyeliği çerçevesinde başlamak istiyorum. Aslında A'sından Z'sine tüm partiler tam AB üyeliğini destekliyor. Yani bugün iktidarı da, muhalefeti de AB üyeliğinde mutabık. Muhtemelen tek mutabık olduğu konudur. DSP'nin sloganı olan, Bülent Ecevit'in de sık sık söylediği bir söz vardır: ''Gün gelecek, Avrupa bizim kapımızı çalacak!'' diye. Evet, daha geçen ay çaldılar. Çünkü Avrupa Türkiye'siz, Türkiye'de Avrupa'sız yapamaz. İkisi kedi-köpek gibi kavga etse de, - ki bu kavga Oğuz Boyları'nın Anadolu'ya göçüyle başlar - esasında ikisi de birbirinin yokluğunda boşluğa girer. Benim değerlendirmem bu şekildedir. Çünkü Türkiye Avrupa'nın Oryantal köprüsüdür. Doğu ile Batı'yı tek paydada buluşturan bir medeniyettir. Doğu'nun silüet de bulunur, Batı'nın silüetide bulunur. Sezan Aksu'nun bir şarkısı vardır ''Oh Oh'' diye, o şarkıda şöyle bir söz var: ''Doğudan batıdan kop da gel'' İşte, Türkiye Medeniyeti kısaca budur. Ben sıkı bir Avrupa Birliği taraftarıydım. Şu an taraftarlık görüşüm biraz sarsılmış olabilir fakat yine de benim istediğim Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine bir zarar getirmedi. Zira ben, Avrupa'nın bir araç olarak kullanılması taraftarıyım. Yani Birleşik Krallık usûlü, kullan ve at. Boris Johnson biliyorsunuz geçtiğimiz senelerde ''Brexit'' kampanyasını başlatarak Birleşik Krallığın Avrupa Birliği üyeliğini sonlandırmasını gündeme aldı, nitekim halk oyuyla bu kabul edildi. Sonuç olarak BK, Avrupa üyeliğini sonlandırdı. Sonlandırma nedeni gayet aşikar zira Avrupa hayatın hemen hemen her alanına dokunarak bulabildiğini regüle ediyor. Avrupa bir bütünleşme sürecidir, bütünleşirken büyük devletlerin potansiyeli maalesef uçup gidiyor. BK'da bunun farkında olacak ki, kendi gücünü sınırlayan, gücünün açığa çıkmasına engel olan birlikten çekildi. İşte bende bu paragrafın başında bahsettiğim konuya geri döneyim, bizde sosyolojik yapımızı batı medeniyetiyle entegre ederek, gelişerek, gelişmekte olan ülke statüsünden gelişmiş ülke statüsüne geçerek bu birliği kullanmalıyız. Çünkü birlik, üyelerini gelmiş ülke yapma gayreti içerisinde, kesinlikle bir süper güç değil. Bizde kendimizi bu bağlamda geliştirdikten sonra, vize muafiyeti, gümrük vergisi muafiyeti ve diğer antlaşmalara mutabık kalarak Avrupa Birliği antlaşmalarından çekilmeliyiz. İşte o zaman Türkiye Cumhuriyeti biriktirdiği potansiyel enerjisini ortaya çıkarmak için uygun zamanı bulmuş olacak. Dediklerim az çok dış politikada pragmatik ilkeleri benimsemekle ilgili. Fakat işte, dediklerimi uzun soluklu bir siyasi parti yapabilir. Bu da mümkün olmadığına göre, ancak bir diktatör bu dediğim politikayı milletinin ülküsü yapabilir, benimsetebilir diğer politikacı ve bürokratlara. İşte, benim Türkiye'nin AB üyeliği konusundaki görüşümdür. İyi bir gözlemci olduğumu sanıyorum, bu antlaşma maddelerinden en çok beğenilenlerin konusu az çok şöyle: İşçi hakları, Serbest dolaşım (Vize muafiyeti), İşçilerin değişimi. Bence bunlar, Türkiye'nin ne istediğine işaret etmekte. İşçi hakları günümüz Türkiye'sinde maalesef haksız ve yersiz durumda ki ben bunu Liberteryen bir insan olarak söylüyorum. İşçilerin hakları titizlikle uygulanmalı ki, grev, iş yapmama, gönülsüz iş yapma ve diğer eylemlerde bulunmasın gözüyle bakıyorum. Avrupa vizesine bundan sonra Schengen diyeceğim, bence Türkiye'nin ihtiyacı olan bir diğer konu da Avrupa'nın kültürel birikiminden gezmek suretiyle istifade etmek. Erasmus programlarına rağbetin sebebi farklı kültür ve medeniyet görmektendir. İşçilerin değişimini, iş değişimi olarak da algılayabiliriz. Gençler, Türkiye'nin ekonomik koşullarından usanmış olacak ki, tek çıkış yollarını Avrupa'da istihdam edilmek olarak görüyorlar. Bu tahlil de bu kadar olsun, daha fazla görüşümü merak ediyorsanız eklediğim alıntıların yorumlarına da bakın, orada yer yer yorumlar kısmına görüş belirttim. Eğer dışında konuşmak istiyorsanız, bu gönderinin yorumlarında buluşalım. Belki bende bir şeyler eklerim. Çok uzun oldu, bunu okuyacak olana helal olsun, ne diyeyim.
Avrupa Birliği Antlaşması ve Avrupa Birliği'nin İşleyişi Hakkında AntlaşmaKolektif · T.C. Başbakanlık Avrupa Birliği Genel Sekreterliği · 20113 okunma
··
3 +1'leme
·
221 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Efe T.
Gönderi Sahibi
Türk medeniyeti diyeceksin diyenler gelir, hayır; Türkiye hem Türk Medeniyeti'nin, hem Batı Medeniyeti'nin hem de İslam Medeniyeti'nin mixed halidir. Buna karşın Türkiye, Medeniyetler Çatışması kitabında hiçbir medeniyete dahil edilmez, yalnızdır. Bende bundan dolayı Türkiye Medeniyeti ifadesinden yararlanmayı münasip gördüm.