Kitap o kadar güzel ki.. Açıkçası basit bir dili ve genel geçer bir anlatımı olacağını düşünüyordum kitbaın. Hiç düşündüğüm gibi olmadı. Bazı yerleri kafamın yoğun, dalgın olduğu dönemde okuduğumdan anlamadım bazı yerleri de birkaç defa okudum bilgisizliğimden anlamamış olabilirim:) bu yüzden İstediğim gibi sindiremedim kitabı. Ara ara elime alıp umarım bu eksikliği tamamlarım. Kendi nefsimdeki eksikliklerin.. Sonucuna sebep olan nedenleri görünce bir düşündüm evet bu bu sebepten dolayı bende bu eksiklik var bu konuda nefsime uymazsam o bahsedilen sabır noktasına ulaşabilirim ancak o zaman iyi bir müslüman olabilirim diye
düşünüyorum.
Kitap düşündüğünüz gibi sadece basit bir öfke tanımından ibaret değil..Öfkeye tek bakış açısıyla da bakılmamış.Bazen bu gibi problemlerin sebeplerini sadece psikolojik nedenlerini arayarak çözüme öyle gitmeye çalışıyoruz.Evet bu yararlı olabilir ama tamemen çözüm olmadığını düşünüyorum.Bazen de bunun altındaki dini sebeplere de bakmak lazım. Çünkü dinimiz güzel ahlak üzerine kurulmuş. Bazı şeylerden taviz verdiğimizde başka sorunlar çıkabiliyor. Hem kendimize hem de başkalarına eziyet olmamak için birazcık kendimizi nefsimizi tanımaya çalışalım . Kendimizi düzeltelim. Kolay değil özellikle fiziksel savaştan daha zor nefisle mücadele.Çünkü Asıl pehlivan güreşte rakibini yenen değil, öfkelendiği zaman nefsine hakim olan kimsedir. (Müslim Birr,106) ) demiş peygamberimiz.
Şu kıssayı da anlatmadan geçmek istemiyorum.
Hz. Peygamber (asm) Efendimiz, Tebük seferinden dönünce, “Hoş geldiniz! Küçük cihattan büyük cihada geldiniz.” buyurdu. Bunun üzerine Sahabiler, büyük cihadın ne olduğunu sordular. Hz. Peygamber (asm): “Büyük cihad: nefisin heva ve hevesine karşı yapılan cihaddır.” diye açıkladı.
Yukarıdaki hadis kitapta geçmese de ilk defa