“Köyümüzden, evimizden barkımızdan olduk. Dara düştük. Portakal bahçelerine karımızı, kızımızı gönderdik. Yani namustan da olduk. Bütün bu acıları yüreğime bastım. İçim karalar bağladı. Ancak bilir misin bana en çok ne koydu? Bak anlatayım. Geçenlerde bir sabah vakti benim küçük oğlan odaya girdi ve bana ‘Baba baba!’ diye seslendi. ‘Babo babo!’ diye değil. Kahroldum. Bana en çok bu koydu.”