Gönderi

“Köyümüzden, evimizden barkımızdan olduk. Dara düştük. Portakal bahçelerine karımızı, kızımızı gönderdik. Yani namustan da olduk. Bütün bu acıları yüreğime bastım. İçim karalar bağladı. Ancak bilir misin bana en çok ne koydu? Bak anlatayım. Geçenlerde bir sabah vakti benim küçük oğlan odaya girdi ve bana ‘Baba baba!’ diye seslendi. ‘Babo babo!’ diye değil. Kahroldum. Bana en çok bu koydu.”
Sayfa 394·Kitabı okudu
1000Kitap
·
4 Gösterim
2 Yorum
Ağanın içine gömdüğü acısı böyle. Çoluğu çocuğu özünü, kimliğini yitirmeye başladığı için hüzün duyuyor. Sonra da kızgınlığını anlatıyor PKK’ya, “Beni Kürdistanım’dan, evimden ettiler” diye...
Babo’yu unutmuş benim oğlan. Artık ‘baba’ diyor bana... Namus dahil her şeyden, köyden, evden, tarladan vazgeçtim. Fakat bana en çok koyan bu oldu. Her şeye katlandım ama şimdi tohumum gidiyor elden, tohumum... Söyle bana nasıl katlanacağım...
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.