Bu yıl okuduğum en iyi polisiye kurguydu sanırım. Bulmaca çözmek gibi bir şeydi bu kitabı okumak. Yazar o kadar zekice kurgulamış ki olaylar sondan başa doğru ilerliyordu resmen. İlk sayfadan son sayfaya kadar bitmeyen bir gizem ve okudukça içine çeken bir kalem söz konusuydu. Bu kitabın fazla fazla abartılmaya ihtiyacı var bence.
Bir annenin oğlunu kurtarmak ve çoktan işlenmiş bir cinayete engel olmak için verdiği mücadeleyi anlatıyor kitap. En azından görünen kadarı öyle. Başından itibaren Jen ile devam eden yolculukta ilk etapta kim, sorusuna cevap vermiş yazar. Her bölümde Jen ile birlikte oğlu Todd, kocası Kelly'i tanıyoruz. Bir noktada yazar gizemi artırmak için Ryan bölümleri de eklemişti ki... Kitabı okumayıp resmen ilmek ilmek çözmek istiyor insan.
Jen'e karşı olan duygularım her bölümde değişti. Başlarda çaresiz anne, okudukça ihmalkâr anne, en sonunda da bir şeyleri çözme noktasında zayıf bir karakter olarak gördüm. Yalnızlığı, aile özlemi ve acemiliğini çok net hissetsem de kızmaktan kendimi alamadım yine de. Kelly başlarda sadece bir koca olarak vardı ama sonlara doğru ise... En sevdiğim karakter Kelly oldu bu kitapta. Hayran oldum, kıskandım ve gerçek olmasını istedim. En çok şaşırdığım da şüphesiz kurgunun bağlandığı kısım oldu. Bazen insan çevresinde olup bitenleri anlama noktasında zayıf kalabiliyor. Aslında Jen buna çok güzel bir örnek oldu.
Tek bir açık olmadan, mantıksız bir noktaya bağlanmadan bitmişti her şey. Bu kitabı alın, okuyun yani. Hakkını sonuna kadar veren bir kurgu bekliyor sizi.
Bu arada bölüm başlarındaki saat detaylarıben.