·304 syf.··Beğendi
···Okunma: 16 Ağustos 2023 22:49 Çok bambaşka bir kitap ile yeniden beraberiz sevgili dostlarım. Bu haftaki kitap tahlili için konumuz Militarizm ve onun cinsiyetçi yüzleri. Her zaman için çok fazla merak ettiğim bir konu idi askerlik hayatı ve askerlerin psikolojik durumları. Çünkü daha önceden benle konuşan askerlerin hemen hemen hepsi çok anormal davranışlar sergileyen ve derin bilinçaltı seviyelerinde kadınlardan nefret eden tiplerdi. Özellikle reddedildiklerinde veya istekleri yerine getirilmediği takdirde ne kadar hoyratlaşıp insanlıktan çıktıklarını müşahade ettim. Bana çok garip gelen bu durumlar karşısında bu askerlerin askerlik yaşamlarında ne gibi durumlarla karşı karşıya kaldıklarını merak ettim ve bu kitabı okumaya karar verdim. Okuyup bitirdiğim bu muhteşem kitapta sevgili yazarımız Çiğdem Akgül kafamdaki bütün soru işaretlerine ışık tuttu. Elimdeki bu kitap aynı zamanda bir yüksek lisans tez çalışmasıdır. Bu yüzden biraz daha ilgimi çekiyor diyebilirim. Bu kitapta sadece askerlik yaşamı ve askerlerin psikolojik durumlarına değil, aynı zamanda tüm dünyada var olan Militarizm kavramının boyutlarına da değinilmiştir. Orduda yapılan cinsiyet ayrımının farklı fikir adamları tarafından farklı biçimlerde yorumlandırılması, askeriyede kadınlara yönelik yapılan çirkin ithamlar ve askerlerin kadınsal özellikler üzerinden aşağılanmaları gibi çokça garipsenecek ve aynı zamanda öfke duyulacak konulara değinilmiştir. Bir askerin yaratılma süreci, erkeklerin asker olmak istemelerinin altında yatan sebepler, disiplini sağlayabilmek adına başvurulan çeşitli yollar, kadınların ordudaki yeri, ülkesini korumak isteyen savaşçı kadın askerler ve Afganistan, Pakistan, Hindistan gibi sömürü ülkelerinde Özgür olmayan ve birçok alanda kısıtlanan kadınların kendi özgürlüklerini ele almak adına harekete geçmeleri ve dağlara çıkıp savaşmaları ile militarizme hizmet eden militan kadınlar, savaş stratejisi olarak kadınlara yönelik tecavüzler, Nuri Dersimi’nin anılarında Kürt kadınının “Ulusun Namusu” olarak işlendiği ve Dersimi’nin namusunu korumak için intihar eden Kürt kadınlarını yücelttiği, savaş sonrası yerlerinden edilen mülteci kadınlar gibi birçok konulara değinmiştir sevgili yazarımız. O kadar fazla ilgi çeken konular var ki hepsini yazmak isterdim ama bu mümkün değil. Bu yüzden şayet ilginizi çektiyse, kitabı kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.
Kitabın son bölümlerinde ise savaşa ve militarizme karşı yükselen kadınların sesleri olarak kurulan ulusal ve uluslararası kadın grupları, faaliyetleri ve kuruluşları hakkında detaylı bilgiler verilmiştir. Kitabın son kısmı ise vicdani redçileri anlatmaktadır. Asker olmaya, öldürmeye itiraz eden gruplardır bunlar. Bu itiraz karşısında vatandaşlıktan çıkarılma veya ahlaki yönden eleştirilme ve hatta aşağılanma gibi durumlarla karşı karşıya kalmaktadırlar. Vicdani redçiler denmesinin sebebi ise, öldürme eyleminin dinimizce yasak olması veya bir canlıyı öldürme işinin vicdani boyutlara sığamayışı olarak değerlendirilebilir.
Sonuç olarak gerçekten çok beğendiğim bir kitaptı. Merak ettiğim her sorunun cevabını büyük bir titizlikle okuduğum çok değerli emek dolu bir yüksek lisans çalışması. Kısacası Militarizmi merak eden herkes bu kitabı muhakkak okumalıdır. Eminim size de çok fazla bilgi katacaktır.