Bir profesör yeni bir gezegen keşfediyor. Gezegene kızının ismini veriyor. Remina. Profesör ve kızı Remina, bu keşif sonrası ünleniyorlar, hayatları güzelleşiyor. Fakat çok geçmeden bu gezegenin o kadar da masum olmadığını öğreniyorlar. Gezegen Remina, önüne çıkan diğer tüm gezegenleri yutarak veya bir şekilde yok ederek dünyaya ilerliyor. İnsanlar ayaklanıyorlar ve bu olayın günah keçileri olarak profesör ve kızını belirliyorlar. Profesör ve kızı Remina'yı öldürmek için ayaklanıyorlar. Profesör ve kızı Remina bir taraftan Remina gezegeni ile savaşırken bir taraftan halk ile savaşıyorlar. Remina'ya çok üzüldüm açıkçası. Manga boyunca bir o yandan bir bu yana sürüklendi garibim.
Cehennem Yıldızı: Remina hikâyesinden sonra kısa bir hikâye karşılıyor bizi. Bin Başına. Bir başına olmak yetmez, bin başına olalım sloganlarıyla insanları birbirine dikerek öldüren bir katil var. Bu katilin olağanüstü güçleri mi var, emin olamadım. Açıkçası o kadar karmaşıktı ki hikâyede bile olay tam olarak çözüme kavuşturulmuyor. Yine de Junji Ito'nun en çarpıcı ve en korkunç hikâyesiydi diyebilirim.