Ne yazık ki aradığımı bulamadım.
Kitaptaki vampir evreni alışık olduklarımızdan daha farklı. Bu vampirler yaşamak için karşı cinsten bir vampirin kanına ihtiyaç duyuyorlar. Sen ondan besleniyorsun o senden besleniyor; bu nasıl bir besin zinciri?
Vampirler kötü değiller aslında, insanlarla bi problemleri yok. Ama kırıcılar diye ruhu alınmış insanlar vampirleri avlamaya çalışıyorlar.
Vampirlerin sayıları çok çok az. Kırıcılardan daha güçlü olup ve daha uzun yaşayıp nasıl bu kadar azalabiliyorlar, anlamadım. Başlarında bir kral var ki kendisi kitabımızın baş karakteri olur, liderlikten uzak bir savaşçı. Aslında tatlı bir beydi, biraz gotik biraz rockçı havasındaydı. Ama karakter gelişimini okurken göz devirmekten kendimi alamadım. Adam üç yüz yıldır yaşıyor ve sert, travmalı, geçmişte yaşananlar yüzünden kendini suçlayan ve vampirlerlere liderlik etmek istemeyen biri. Beth hayatına girdikten çoook kısa bir süre içinde duygularıyla barışık, yumuş yumuş bir aşk adamına dönüşüyor ve kızımızın yaptığı 8. Sınıf öğrencisi konuşmasıyla travmalarından kurtuluyor. Ayrıca sadece kızla aralarında karı - koca bağı gibi bir bağ olabilsin diye en istemediği şeyi yani halkına önderlik etmeyi kabul ediyor :) Wrath da Butch da <Butch ve Marissa nın hikayesi gerçekten tatlıydı bu arada> 'gördüğüm anda vuruldum, köpeğin oldum, ölüyorum aşkından' erkeği oldular. Zevk meselesi tabi, böyle erkek karakterler beni boğuyor.
Fantastik hikayede mantık aranmaz tabiki. Ama bu da değil yani. Evrenin içine giremedim ve karakterler arası romantizm aşırı hızlı başladı. Gelişmeyi atlayarak ilişkilerini giriş ve sonuç olarak okuduk. Kitaptaki tüm romantik, arkadaşlık, ortaklık ilişkileri böyleydi desem yeridir.
Diğer kitaplarını okumayı düşünmüyorum, pek de merak ettirmediler kendilerini açıkçası.
Önerir miyim peki? Dönüp alacakaranlığı bir daha okumanız sizi daha çok tatmin edecektir.En azından ölen karakteri diriltmiyorlar :)