Çoğumuzun bildiği üzere, Annie Ernaux 2022 Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi. Ernaux, edebiyat ödülünü alan 16. Fransız yazar ve aynı zamanda ilk Fransız kadın yazarmış. Özellikle Nobel Edebiyat Ödülü’ne layık görüldükten sonra kalemini çok merak ediyordum. Sonunda tanışabilme fırsatını buldum.
Kitapta isimsiz bir kadının, evli bir adamla olan ilişkisi anlatılıyor. Bu ilişki bildiğimiz ilişkilerden biraz farklı. Kitabın ana karakteri olan isimsiz kadın, bu hislerini ve yaşadıklarını yazıya döküyor. Günün her dakikası adamı düşündüğünü, her an arayabilir diye evden dışarı çıkmak istemediğini, geleceği anı hayal ettiğini, her geldiğinde kendisini farklı bir kıyafetle görmesi için sürekli kendisine yeni kıyafetler aldığını… Biz de bu yazılarından kadının tutkudan ziyade saplantıya dönüşen aşkına şahitlik ediyoruz.
Kitap oldukça ince ve okuması kolaydı diyebilirim. Annie Ernaux, tutkunun nasıl akla ve iradeye galip geldiğini, insanı nasıl esirleştirdiğini çok sade bir dille aktarmış. Kitabın aynı zamanda otobiyografik kısımları da varmış ancak hangi kısımların gerçek olduğu ne yazık ki bilinmiyor.