Kahvenin yanına çok yakışacak bir kitap
7/10
·200 syf.··
Beğendi
·
2023 14. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2023 18:54
Öncelikle herkesin kitap hakkında bildiği konuları geçiyor ve düşünceleri paylaşmaya başlıyorum: Ara ara kitabımızda ilahi bakış açısı ara ara kahraman bakış açısı kullanılmış. Bence ikiside son derece yerinde. Kitab şiirsel bir dil ile sizi etkilemeye çakışmıyor ya da betimlemelerle kendine hayran bırakmaya, oldukça sade ve anlaşılır bir dili var ama buna dayanarak güçsüz ve anlamsız bir kitap demek çok yanlış olur. Olaylar mükemmel bir hızda işleniyor sıkılacağınızı hiç sanmam. Bence yazarımızın asıl yapmak istediği o kafeye sizi davet etmek. Sizin o kafede bulunmanızı, olaylar sırasında orada olmanızı istiyor. O masalardan birine oturmanızı o karakterlerle arkadaş olmanızı… bunu da çok iyi başarıyor zaten. Karakterler o kadar güzel işlenmiş ki gereksiz hiç bir şey yok. kişilikleri hikayenin içerisine çok iyi bir şekilde yedirilmiş adeta bir puzzle gibi birleştikçe daha güzel görüntü ortaya çıkıyor ve daha çok heyecanlandırıyor. İlk başlarda isimleri karıştırabilirsiniz ki bende yaşadım, sayfalarda geri dönüp benimde kim kimdi ya diye bakmışlığım oldu ama bir kaç sayfa sonra karakterlere çok alışıyorsunuz çok tanıdık geliyorlar size. Bu arada en şaşırdığım şey ana karakterimiz yok yani aslında ana karakterimiz bir insan figürü değil, bir kafe. Dediğim gibi kitap size felsefe parçalanmıyor ama tabikide bir şeyler kapabilirsiniz. Bu kitabı okuduğumda bana oldukça gerçekçi geldi çünkü her şey aslında normalde olanla temellendirilmiş gibiydi. Ne kadar zaman yolculuğu absürt gelsede kulağa gerçekten olağanla çok örtüşüyordu. Beni daha iyi anlamanız için şöyle düşünmenizi tavsiye ediyorum; bir gününüzü düşünün, belki izin belki sıradan bir gün yine aynı saatinizde aynı şeyleri yaptıktan sonra kahvenizi yapıyorsunuz, kendinizi şımartmak için belkide. Aynı yerde aynı kahveyi aynı pişirme hızında aynı dozda yapıyor ve her zamanki özel köşenizde, belki masanızda, sandalyenizde, bahçenizde içiyorsunuz. Zaten ta yaparken o kahve kokusu sizi sizden alıyor ve bütün kaygılardan, stresten uzaklaşıyorsunuz. Gerçeklikten kopuyorsunuz. İşte hikayemizde de aynı şeyler oluyor. ( merak etmeyin spoiler yok kitap başında şimdi anlatacaklarım bir sayfa halinde yazılmış ) Geçmişe seyahat için tek bir masa var, o masada tek bir sandalye, oturup sadece tek bir türe ait olan o kahveyi içmelisiniz, öyle her zaman da oturtamıyorsunuz çünkü orda oturan bir kadın var onun kalkması lazım bu da gerçek de de bizim belli zamanlarda kahve içmemiz gibi ve sonra yavaş yavaş kahvenizi içiyorsunuz çok sıcakken bir dikişte değil, aşırı soğuyunca değil yavaş yavaş tam soğumadan önce. Gerçekten içerken ne düşünüyorsunuz? ben bazen o koku ve tat eşliğinde geçmişe gidiyorum ,küçüklüğüme, bir kaç gün öncesine, belli bir kişi ile belli bir âna ama kahvenin bana hatırlattığı anımsattığına gidiyorum. Hikayemizde de aynen böyle. Sadece o kafeye gelmiş olan kişilerle buluşabiliyorsunuz, bunu düşlüyorsunuz ve o buharla birlikte gerçeklikten kopup geçmişe gidiyorsunuz, kahveniz soğumadan da kahveyi içip gelmeniz lazım. E birde oturduğunuz yerden kalkamıyorsunuz. Unutmayın ki kahvenizi içerken düşlediğinizle de ne geçmişi ne de şimdiyi değiştiremezsiniz. Kısaca bence kahveyi içerken çok iyi giden bu kitapla, özellikle kahve severlerin kuvvetli bir bağ kuracağını düşünüyorum.Bende bunları kahvemi içerken yazıyorum aman kahvem soğumasın.
Duygu ve Düşünce
Kahve Soğumadan ÖnceToshikazu Kawaguchi · Epsilon Yayınevi · 202110bin okunma
·
118 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Çok güzel yorumlamışsınız deniz hanım. Okumayanlar için merak kaynağı bir yazı olmuş açıkçası.
Deniz
Gönderi Sahibi
Çok teşekkür ederim Rabia hanım yazımı beğenmeniz beni mutlu etti 🫶🏻