·724 syf.··Beğendi
···Okunma: 30 Temmuz 2017 01:23 "Bir silgi gibi tükendim ben. Başkalarının yaptıklarını silmeye çalıştım: mürekkeple yazmışlar oysa. Ben kurşunkalem silgisiydim. Azaldığımla kaldım."
Sonunda Tutunamayanları bitirdim. Kitabı beğenmediğimden ya da sıkıcı olduğundan değil ama ağır bir roman olduğu için sindirerek okumam gerektiğini düşündüm. Kafamın karmakarışık olduğu zamanlar oldu. Hiçbir şey anlamadığımı hissettiğimde başa aldım sonra tekrar başa. İlk başlarda kitaba bir türlü adapte olamadım. Kitabı yarım bırakmayı düşündüm, haftalarca kitabı elime almadığım oldu. Kitaba başlayıp yarım bırakan çok kişi var. Cidden zor bir kitap ama sizi içine aldığı zaman fena etkileniyorsunuz. Mektubu okurken kendimi tutamayıp ağladım. Kitabı kapatıp "niye böyle ya" dediğimi biliyorum. Sonra sonra Selim'i anlamaya başladım, kendimi Selim'in yerine koyuyordum sürekli ve öyle bir şey ki Selim'i o uzun boylu zayıf halini çoğu kez görür gibi oldum. Zaman zaman Turgut oldum. Günseli'yi düşündüm. Oğuzcuğum Atay öyle güzel yazmış ki.. Bir insan böyle nasıl yazabilir, bu cümleleri nasıl kurabilir diye düşünürken kendimi Oğuz Atay'a hayran olurken buldum. Oğuz Atay ilk kez okuyorum, okumaya devam edeceğim. Oğuz Atay'a geç kaldığımı düşünüyorum.
Bu kitap biraz sabır işi arkadaşlar. Okumaya başlayın ama bırakmayın, devam edin. İyi okumalar diliyorum herkese :)