İt yeryüzünü
artık lazım değil sana,
bir konuya temas eder gibi
durmadan seyret beni.
Ayrılırsak bir akşamüstü ayrılalım
ben üşütmüş olayım biraz
ansızın bırakıp git beni
ilaçlanan bir evdeki hamamböceği misali.
...
Bir yerlerde birkaç kadeh
birkaç dostta üzücü sığınışlar.
Sinirleneyim, kırılayım,karşı koyamayayım.
Dağıtır ya bir doğan
anlamsızca güvercinin yuvasını.
Aklımdan mutlaka intihar geçmeli önce,
sonra… sonra şüphesiz seni öldürmek.
Telefonunu çaldırarak geceleri
öç almalıyım aylarca senden.
...
Elbette karşılaşmalıyız bir gün yolda
sen başını öne eğmelisin
ben başımı öte yana çevirmeliyim,
birbirimizi hiçbir zaman
görmemiş gibi yaparak yürümeliyiz
ayrı ayrı yerlere doğru.
Düşüp parçalanan bir pusula
nasıl göstermezse artık hiçbir yönü
öyle.
...
Polis bu çılgın şehri tanık yazmalı
bu an be an büyüyen cinayete
ceketin yakasına iliştirilen
kırmızı karanfil örneği.
En çok böylesi ayrılıklar
yakışır ihanete!
...
istediğin gibi yaptım: artık kalbim yok!
.
Artık kalbim yok ağladığımda sana
düşündüğümde seni artık kalbim yok.
Seni anlatırken
birilerine atmıyor kalbim
atmıyor kalbim seni
gördüğümde rüyalarımda.
İstediğin gibi yaptım;
artık kalbim yok !
küçük bir velede verdim
onu, oyuncak niyetine
fırlattım attım doyursun
karnını diye bir sokak köpeğine.
Suda sektirdim bir kiremit parçası gibi
ve bekledim batmasını.
Bekledim batmasını yanan bir gemi
nasıl ağlayarak denize dökülürse.
...
İstediğin gibi yaptım; artık kalbim yok!
artık kalbim yok
baktığımda eski resimlere
özlediğimde seni
arta kalmış bir kalbim
yok!
...
Küçük İskender