bunca zamandır okumayışıma pişman olduğum eserlerin en başında geliyor. sanki çakırdikenliğin içinde ince memed ile koşmuşum, abdi ağa'yı bilirmişim, hatçe arkadaşımmış da ben o köyde yıllar yılı yaşamışım gibiydi. yaşar kemal öyle betimlemiş ki okumuyor, yaşıyoruz her şeyi. konu da habil ile kabil'den miras, dünyamızın değişmeyen gündemi olunca içine girmekten başka bir çare bırakmıyor. içimizde ince bir yerlere değdin be Yaşar Usta. devrin daim olsun. kabillerin karşısından habiller, abdilerin karşısından memedler eksik olmasın. dünya dönüyorsa onların yüzü suyu hürmetine...