GEZİYORUM 1-SEVDİYE YEŞİL,160 sayfa
Sevgili yazarımla ilk tanışma kitabım.Gittiği,gezdiği yerleri,ünlü yemeklerini,tarihlerini,varsa efsanelerini yazan,buraları bize tanıtan yazarımız Edirne’li ve yolculuğa da ikinci Osmanlı başkentinden başlıyoruz.Benim de gidip gördüğüm lezzetlerini tattığım Edirne tabi başta dünyaca ünlü mimarımız Mimar Sinan’ın “ustalık eserim”dediği ve 80 yaşında yaptığı anıtsal yapı, Osmanlı-Türk sanatının ve dünya Mimarlık tarihinin baş yapıtlarından Selimiye Cami ile ünlüdür.Tabiki ciğeri ve Kavala kurabiyesi de en güzel lezzetler arasındadır.
Burada özellikle yazmak istediğim ve ülke olarak gururlandıran bir bilgiyi de paylaşmak istiyorum sevgili yazarımızın kaleminden.
-On yedinci yüzyılda tüm Avrupa çiçek hastalığından kırılıp çok sayıda kişinin ölümüne sebep olurken Edirne’de bulunan 2.Beyazıd Külliyesi şifahanesinde bulunan çiçek aşısı sayesinde hastalık çok hafif atlatılıp,can kayıpları yaşanmıyormuş.
O yıllarda Edirne’de bulunan İngiltere Büyükelçisinin eşi Mary Monteque çocukların kollarının çizilerek yapılan uygulamanın Türk usulü çiçek aşısı olduğunu fark edince gözlemliyor ve ölümlerin olmadığını,tamamen iyileşildiğini görünce ülkesine mektup yazıp bu durumu anlatıyor ve Türkler bu hastalığın çaresini bulurken biz hastalıktan kırılıp ölüyoruz,bu aşıyı İngiltere’ye getirmek istiyorum diyor.Ülkesine döndüğünde hastalığın yoğunluğunu görüp küçük oğluna aşıyı yapıyor.İngiltere hükümeti Mary hanımı ciddiye alarak altı tane idam mahkumuna aşıyı uyguluyor ve sonuç başarılı olunca tüm İngiltere aşılanıyor.Böylece Avrupa’daki salgının önüne Türk usulü çiçek aşısı ile geçiliyor.Nereden nereye…
Kitaptaki bu satırları okurken gözüm sağ kolumdaki çiçek şeklinde aşı izine gitti.Çocukluğumuzun doğal dövmesi …
Edirne’den Osmaniye’ye,Hatay’dan Elazığ’a,Vehbi Koç’un,ünlü dizi Aşk-ı Memnu’nun çekildiği Piyasa Caddesindeki Ziyagil Köşkü’ne,Tevfik Fikret’in evinden Aşiyan Müzesine…
Beylerbeyi Sarayı,Balat Sokakları,Ayın Biri Kilisesi,Vefa semti ve meşhur Vefa Bozası,Pierre Loti Tepesi ve Çamlıca Kulesi…Barış Manço 81300 Moda-İstanbul Müze Evi,Sunay Akın Oyuncak Müzesi,Orhan Pamuk Masumiyet Müzesi,tarihi Sirkeci Tren Garı ve Pera Palas Oteli,İstiklal Caddesi ve olmazsa olmazı Çiçek Pasajı,Agora Meyhanesi,Kadıköy tarihi Şekerci Cafer Erol ve Museum Of Illusions …daha neler neler…hem İstanbul sokaklarında hem Anadolu’da tarihin gizeminde,çocukluğumuzda,bazende korona eşliğinde günümüz kültür,ekonomik ve sosyal yapısında keyifli bir geziye çıktık.Gezilen yerlerin bazılarını görme şansına erişsemde yazarımızın dediği gibi gerek ülkemizde gerekse İstanbul’da daha çok gezilecek ,görülecek yerler ve tadına bakılacak yemekler ve tatlılar var.
Yazarımızı 2.ve 3. Kitabında takip etmeye devam edeceğiz….
İkinci bir not olarak şunu da eklemek istiyorum.Museum of Illusions müzesinin adını ilk kez bu kitapta duydum.Çok ilgimi çeken bu müzede illüzyonların tüm sihirlerini öğretiyorlarmış.Bol hareket neşe,keşifler,eğlence,zeka oyunları bol sürprizlerin yaşandığı İstanbul’un en heyecan verici ve büyüleyici bir macerayı vaat eden bu müzeyi çok merak ettim.