Selami Çınarcı’nın kaleminden olan bu eseri okumak için epey heyecanlı olduğumu paylaşmıştım sizlerle. Bitirdiğimde de iyiki okumuşum dedim.
Tinsel Kopuş kendi benliğini arayan Affan’ın başından geçenleri anlatıyor bizlere. Gözardı edilmiş bir çocuk olarak büyüyen Affan gerek okulda gerekse sosyal ortamlarda pek arkadaş olunmak istenen biri değil. Tır şöförü olan babasının hediye ettiği sapan onu çok büyük günahlara sürüklerken yaşadığı bir olayla kendi benliğini sorgulamasına neden oluyor. O olaydan sonra bambaşka biri oluyor artık Affan. Düşünen,sorgulayan ve araştıran bir kişilik haline geliyor. Ünlü filozofların cümleleriyle kendi düşüncelerini bağdaştırarak aklını kurcalayıp duran sorulara yanıtlar arıyor. En çok benlik, hayatın amacı/anlamı ve ölüm kavramları üzerine düşünüyor. Tabi sadece kendisi düşünmüyor eseri okurken sizde düşünüyorsunuz bunları
Tinsel Kopuş çok akıcı bir dilde macera-aksiyon türünde kaleme alınmış. Okurken anlamlandıramadığım yerler olmadı. Öyle dümdüz bir eser değildi daha önce düşündüğüm bazı şeyleri daha farklı yorumlamaya başladım sayesinde
Sanırım hiç aklımdan çıkmayan bölüm sapanıyla bir çocuğun gözünü kör ettiğinde yaşadığı vicdan azabıydı. Küçücük bir çocukken girdiği bu günah ömür boyu yakasını bırakmayacaktı. Hatta bu olayı öğrencilerimle her fırsatta paylaşmaya karat verdim çünkü çocuklar yaptığı haylazlıkların bedelini bir ömür ödeyeceklerini bilecek kadar tercrübeli değiller bu hayatta #k:405652 Selami Çınarcı