Güneydoğu da memurluk yaptığım yıllar bu cümleyi çok düşünmüştüm. Evet coğrafya kaderdir fakat isra suresi 13.ayet te "biz her insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık" diyor. Kader diyip kadere teslim olmamak lazım diye düşünüyorum.(not: her çalışanın kesinlikle şark hizmeti yapması gerektiğini savunuyorm. Şark hizmeti yapanla yapmayanı iyi ayırt edebiliyorm)
Şark hizmetine gelip şarkı sevip şarkta kalanlar da var benim gibi. Coğrafya evet kaderdir ama yazdığın ayette de belli ki yaşadığımız çevreyi, önce ailemizi sonra yakın çevremizi güzelleştirmek çiçeklerle sulamak bize bağlı.
Topluluklar için kesinlikle hayır. Birey için ise onu bulunduğu coğrafyaya bağlayan marjinal farklar dışında hayır. İnsan ağaç değil coğrafyasını değiştirebilir isterse. Toplum ise akıl ve bilimi ön planda tutarak eğitebilir/ geliştirebilir. Güney Kore- Kuzey Kore aynı coğrafya ancak iki farklı zıt kutup gibi.
Coğrafya kaderdir, ama insanın da o coğrafyanın, o habitatın bir parçası olduğunun farkında olması gerekir. Çiçek açarsak, bulunduğumuz doğa da bizden nasibini alır. Çöllere inat, açalım.