Kitabın kahramanı yedi sekiz yaşlarında küçük bir çocuktur. Bu küçük çocuk annesi babası tarafından terkedilmiştir. Sadece üç ailenin yaşadığı boğazların, yamaçların arasından ormana doğru uzanan San-Taş vadisi denilen bölgede dedesiyle birlikte yaşamaktadır. Çocuk; saflığın, bozulmamışlığın ve geleceğin sembolüdür. Aytmatov, çocuğun saf ve temiz dünyasından, hayatın acı ve çıplak gerçeğine uzanan bir roman yazmayı başarır. Ona göre; çocukluk, gelecekteki insan karakterinin tohumudur. Çocukluk kişinin dilini öğrenmeye ve çevresindeki insanlarla, tabiatla ve özellikle kültürle bağlarını hissetmeye başladığı dönemdir.
Kitap yer yer destansı bir anlatıma da sahiptir. Mitolojik ögeler önemli bir yer tutar. ‘Maral Ana’ adındaki bir geyik başlıca işlenen bir konudur. Soyun buradan geldiğine inanılır ve kitapta bir bölümde bununla ilgili kısa bir hikâye anlatılır.
Kısa bir eserdir, roman diyemeyiz belki uzun öykü doğru bir tabir olabilir. Karakter gelişimleri tam oturmadan biter eser. Daha uzun olsun isterdim. Ayrıca kitabın sonunun birçok insanı pek mutlu etmeyeceğini düşünüyorum ancak son bölümde yazar bu durumla ilgili gelen eleştiriler için bir açıklama yapmış. Eğer Cengiz Aytmatov’dan daha önce hiç eser okumamışsanız bu eser uygundur. Benim de yazardan ilk kitabım oldu.