Büyük usta Stefan Zweig yine ustalıkla harika bir geçişten bahsetmiş.
Çocukluktan yetişkinliğe geçiş çağında bir çocuğun bu yoldaki ilk adımlarını bu kitabında öyle güzel işlemiş ki.
Çocukluk-yetişkinlik çatışmasına bir yetişkinle arkadaşlık kurduğunu düşünerek -yanılarak- son veren bir çocuk işleniyor bu kitapta. Öyle ki okurken o çocuğu içselleştirip, onun yerine üzülüp, onun yerine heyecanlanabiliyorsunuz. Yine onun gibi kaçmak isteyebiliyorsunuz o yakıcı sırdan.
Kadın ve erkek arasındaki ilişkiyi henüz anlamlandıramayan, bunu -yakıcı sır- olarak sezgileyen bir çocuğu en güzel Stefan Zweig işlerdi..
Okudum, ‘okuyun’ derim..
Sevgiler