Okuduğum baskı meğerse dilimize ilk çevrilen metinmiş. O yıllarda Frankenstein gibi bir canavarla karşılaşmak umuduyla kitaba gömülmüştüm ancak psikolojik bir gerilimle arşınlamıştım puslu sokakları. Son yarısında daha çok etki bıraktığını hatırlıyorum. Bir daha okumayı düşünmediğim için kelamımı bırakmış olayım.