Kayıp ağaçlar adası Kıbrıs'a ilişkin bir roman. Üç zaman diliminde üç + bir farklı kişinin çevresinde anlatılıyor.
Kostas Kazantzakis, İngiltere'de yaşayan Kıbrıslı rum bilimadamı, kaybettiği eşinin yasını tutuyor. Tek tesellisi Adadan getirdiği İncir ağacına dedini anlatmak.
Defne, kıbrıslı Türk ailenin delidolu kızı. Kostas'a aşık olan, aşkını, ilk çocuğunu kaybeden, Arkeolog olarak Kıbrıs'ta kayıp kişilerin aranmasında ve son kalıntıların ailelere verilmesinde çalışan, belki de ayrılıkların, yasın içini yiyip bitirdiği bir kadın.
Ada, Kostas ile Defne'nin kızı. Bir yandan kısa zaman önce ölen annesinin yası ile öte yandan dile getiremediği içindeki kızgınlığın baskısıyla bunalan bir genç kız.
Üçüncü kişi ise bir incir ağacı! Romanda bütün zamanları, yerleri ve kişileri birleştiren öğe. Romanın en ilgiç yanı.
+1 ise Meryem. Defne'nin ablası. Diğer romanlarda tanıdığımız Elif Şafak tipi. Büyüye inanan, rengarek olmak isteyen, hamarat, yemek yapmaya ve tadını çıkarmayı bilen, efsunlu bir tip. Karamsarlık, çatışmalar, ayrılıklar, ölüm ve yas izleğine düşmüş renklilik.
Kıbrıs iç savaşında bir aşkın ayrılığa dönüşmesi. Bu yalnızca Kostas ile Defne'nin aşkı değil, ada halkının ayrılığı. Savaş sonrası cenazelerini kaldıramayan ailelerin acısı.
Romanı okuduktan sonra Kıbrıs'a bir başka gidilir sanırım. Kıbrıs deniz, güneş ve gazino demek değil. Bunların altında bölünmüş bir ada, ayrılmış, kaybolmuş, sürülmüş, göçmüş insanlar var.
Romanı ilgiyle okudum. Ana karakterleri Kostas, Defne, Ada ne denli soluk ve zorlama ise yan kişiler de o denli renkli. Y&Y, incir ağacı, Meryem, Kostas'ın annesi vs.
Bence Elif Şafak romanı değil, acısıyla, tatlısıyla bir Kıbrıs romanı.