Ahmet Mithat Efendi'nin kitaplarında sıklıkla karşımıza çıkan ve kahramanları üzerinden ortaya koyduğu zıtlıkların bu eserde de mevcut olduğunu söyleyebiliriz. Sulhi ve Vahdeti Mekteb-i Tıbbiye'de okuyan iki arkadaştır. Sulhi'nin paraya olan düşkünlüğü, aldığı eğitimin kendisine bir fayda sağlamayacağı düşüncesi onu bambaşka yollara sevk eder. Vahdeti ise eğitimin hayatta en önemli şey olduğunun bilinciyle hareket eden ve derslerinde oldukça başarılı olan bir gençtir. Sulhi okuldan ihraç edildikten sonra kolay yoldan para kazanmanın hevesine kapılır ve çok zengin bir adamın kızı olan Şerife ile evlenir. Kayınpederinin imkânlarından faydalanmayı kendisi için kâr zanneden Sulhi zamanla kimsenin zenginliğine güvenmemesi gerektiğini anlayacaktır. Zira hayatta pek çok noktada olduğu gibi zenginlik de bir gün kolayca yitip gidebilir. Sulhi'nin kendi başına hiçbir iş yapacak hâlde olmaması bir yana kayınpederinin işlerini dahi yönetmekten aciz oluşu bütün aile efradı için ibretamizdir. Yazıcıoğlu Hacı İsmail, damadı Sulhi'nin paraya olan düşkünlüğünü çok takdir eder fakat ne yazık ki onun çıkarlarından ve bencilliğinden bîhaberdir.
Vahdeti, Yazıcıoğlu'nun küçük kızı Latife'yi istemiş ancak parasız olduğu için kız kendisine verilmemiştir. Fakat zamanla alın teriyle kazanılmış paranın ne kadar kıymetli olduğu ortaya çıkacaktır. Zira Vahdeti eğitimini tamamladıktan sonra hiç durmadan çalışmış ve mevkiini yükseltmiştir.
Devri yakından tanımak ve on dokuzuncu yüzyılın modernleşme sürecini yakından keşfetmek için Para'yı okuyabilirsiniz. Mithat Efendi'nin kendi fikirlerini de ortaya koyduğunu gördüğümüz bu eseri araştırmacılar için güzel bir kaynak hükmünde.
Şimdiden keyifli okumalar.