Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig Hayatta hepimizin pişmanlıkları ve keşkeleri her daim olmuştur. Keşke o insanı hayatıma almasaydım, keşke şunu giymeseydim, keşke bunu demeseydim, keşke şuraya gitseydim gibi gibi. Ama ömür dediğin öyle kısa ki, keşkelere ve pişmanlıklara ne kadar az yer verirsek hayatımızda o kadar güzel bizim için. Benim bi mottom vardır keşkelerim için “pişman olabilirim evet ama o an canım onu istediğin için yaptım.” Bu beni bi nebze daha rahatlatıyor diyebilirim. Kitap da tam bu keşkeler ve pişmanlıklar üzerine kurulu. Nora adındaki baş karakterimiz ölmeye karar verdiğinde intihar ederek yaşamına son veriyor ama gözünü açtığında kendini küçükken sık sık gittiği kütüphanede buluveriyor. Kütüphaneci bayan Elm’in de yardımıyla pişmanlıklar kitabını bularak nelerden pişman olduğuna bir kez daha göz atıyor. Seçtiği pişmanlığı üzerine o hayata gönderiliyor ve o hayatta hayal kırıklığına uğradığında kendini tekrar kütüphanede buluyor. Tabi takdir edersiniz ki süreç böyle benim anlattığım kadar basit ilerlemiyor. Günlük hayatında işsiz ve arkadaşsız kalan hiç bi amacı olmadığına inanarak ölmek isteyen Nora bir başka hayatında yüzme de birinci, bi başkasında rock star, bi başkasında evli çocuk sahibi gibi gibii. Özünde yaşadığı hayatlardan pişman olup kendi asıl hayatına özlem duyacak mı? Belki de ölüm onu çoktan kıskıvrak yakaladı ve bunların hepsi zihninin bi oyunu? Kim bilir. Fantastik bi kitap ben sevdim akıcı bi yapısı var yazarın kalemi de hafif. Tavsiye ederim