Puan vermedi·224 syf.····Okunma: 08 Kasım 2023 20:54 Beni saatlerce ağlatan bir kitap. Hem yazarın hayatı hem kitap beni fazlasıyla üzdü. Ben okurken çok duygu karmaşası yaşadım ve etkilendim. Biraz yeşilçam filmlerini andıran bir kitap olsa da okuması güzel ve keyifliydi.
Öncelikle sizlere yazarın hayatı ile ilgili kısa bilgi vermek istiyorum Dumas gayrimeşru olarak Paris’te dünyaya gelmiş annesi ise bir terzidir, babası onu daha sonra resmi olarak tanımıştır gayrimeşru oluşunun yanı sıra ten rengi yüzünden de bir çok sorun yaşamıştır. Babası ile Saint Germain en Laye’ye taşınmış ve burda zengin erkekler ile birliktelik yaşayan Marie Duplessis ile tanışmıştır. Bu kişi Kamelyalı Kadın kitabına ilham kaynağı olmuştur.
Herkese karşı alaycı bir tavrı olan Marguerite ile genç hukukçu Armand karşılaşır. Birlikte olmaları her ikisi içinde imkansızdır. Çünkü Marguerite Ün yapmış bir yosmadır ve ışıltılı hayatından vazgeçmesi hiç de kolay değildir yine de büyük aşk kaçınılmazdır ve tabii ki engeller de öyle…
Aralarında büyük aşk yeşerirken bir taraftan da imkansızlığın verdiği acı giderek büyümektedir. Bu kitap dönemin masumiyet ve ahlak anlayışına kafa tutarken, sosyal yaşamı da gözler önüne serer.
Aşk ile başlayan bu hikaye ayrılık ile devam eder ve intikam ile perçinlenir. Marguerite bu sırada hastadır ve aşk acısıyla durumu daha kötü bir vaziyet almaktadır. Sayfa sayfa yazılan ve asla sahibine ulaşmayan mektuplar… Kamelyalı kadın öldükten sonra Armand’ın eline ulaşacak ve acı gerçekler açığa çıkacaktır fakat her şey için çok geçtir.
Toplumsal yargıları eleştiren ve başkaları ne der diye düşünme algısını kıran bu kitap ile önyargılarınızdan da kurtulacaksınız. Her şey için çok geç olmadan ve keşke demeden hayat yaşanmalı…