·392 syf.····Okunma: 12 Kasım 2023 13:51 ‘Türk Metinlerinde Konstantiniye ve Ayasofya Efsaneleri’ benim uzun süredir baskını beklediğim bir kitaptı. Yeni baskı da çıkınca alıp hemen okudum. Beklentim kitabın adından da anlaşılacağı üzere Ayasofya ve İstanbul’a dair birçok efsane okumaktı. Fakat kitaba başladığımda böyle olmadığını gördüm. Kitap ‘Kuruluşundan Sonuna Kadar Konstaniye Tarihinin Öyküsü’ adlı 1491 tarihli anonim bir Osmanlı metni üzerine kurulmuş. Kitap 45 sayfalık bu öykü ile başlıyor. Ama ne yazık ki 45 sayfa metnin direkt çevirisi. O dönemin kelimelerini içeriyor ve anlamak çok zor. Sürekli sözlük kullanmak zorunda kalınıyor ve bu da okuma süresini uzun ve sıkıcı yapıyor. Sanki herkes Osmanlıca, Arapça ya da Farsça biliyormuş gibi düşünülmüş demek ki! Öykü Hz. Süleyman’dan ve Kudüs’teki tapınağından; Roma imparatoru Hadrianus ve Kyzikos’taki (Balıkesir-Erdek) tapınağından, tamamen uydurma bir isim olan ve öyküde İstanbul’un kurucusu olarak geçen Yanko Bin Madyan’dan, Byzas ve Konstantin’den; İstanbul’un kuruluş ve Ayasofya’nın inşa sürecinden; bu süreçteki dönemin kaynaklarına sirayet eden efsanelerden (Bizans, Roma, Arap, İran, Yahudi, Türk kaynakları vs.) dönemin ve 16 ve 17. yüzyılın Türkçe kaynaklarında efsanenin yeniden ele alınışından; Padişahların mimari olarak (örneğin kubbe çapı ve yüksekliği) Ayasofya’yı geçme arzularından bahsediyor.
Kaynakçası çok geniş. Yazar epey bir kaynak taraması sonrasında eserini ortaya koymuş. Birçok farklı toplumun kaynaklarından faydalanılmış.
İlerleyen sayfalarda da dönemin yerli kaynaklarından yapılan alıntılar tamamen o dönemin yazı dilinin direkt çevirisi. Bu durum kanımca kitabın en büyük eksikliği. Okunması çok zor. Yarım bırakmamak için çok mücadele ettim. Elbette yeni şeyler de öğrendim ancak kitap maalesef beklentilerimi karşılayamadı. Çok büyük emek verildiği kesin olmakla beraber istediğimi bulamadığım bir kitap oldu. Dilerim siz benim gibi düşünmez ve gayet zevkle okursunuz.