Ryat ve Sin’in her dara düştüğünde yanında olan, Blackout’un meşhur sahibi Tyson Crawford ve Laiklyn’in hikayesini anlatıyor.
House of Lords, üst düzey yönetici ve güçlü ailelerin çocuklarının katılabildiği, erkeklerin 4 yıllık üniversite eğitimleri yanında aynı zamanda lordluk eğitimi altında binbir çeşit suç işleyip ve garip görevlere gidip zamanla hissizleşen, acımasızlaşan ve sadece lordlara ve güce hizmet eden bireyler olmasını sağlıyor. Kadınlar ise ya Chosen One denilen 4. Sınıftaki lordlara veriliyor ya da Lady adı verilen ve lordların mezun olduktan sonra evlendikleri kişilere dönüşüyorlar. Böyle gizli ve sürekli üst güç tarafından kontrol edilen gizli bir cemiyet.
Tyson Crawford, Lord eğitiminin sonuncu senesinde bir lord tarafından Seçilmiş Olan (Chosen One) bir kızla birlikte olması için görevlendiriliyor ancak beklenmedik bir durumla karşılaşıyor ve seçilmiş olanı ölüyor. Bu durum yüzünden Lord’lukla bağlarını bir bakıma koparıyor ve Lordlar ona bu kaybından dolayı Blackout’u ve istediği an istediği kişi ile evlenebilme şartı getiriyor. Tyson da bu durumu Laiklyn yani ölen Chosen One’ın kardeşinde kullanıyor ve Lake’in düğününü ele geçirip onunla evleniyor. Lake’in ailesinden intikam almak için kıza yapmadığı şey kalmıyor. Lake de garibim ne yapsın babası ve erkek kardeşi zaten düğün günü kabullendiler ve kızı direkt gözden çıkardılar. O da kaderini kabullenip Tyson’ın binbir çeşit eziyetine katlanıyor. Ancak kitap ilerledikçe işlerin aslında hiç de beklendiği gibi olmadığı, büyük resmin çok daha başka olduğu ve Tyson’ın intikam planının Lake’e yaptığı bi iyilik olduğu ortaya çıkıyor.
Fazlasıyla smut içeren ancak kurgusu ve olay örgüsü de bir o kadar sürükleyici bir kitap.
Shantel’in başka kitaplarını okuyanlar bilir. Dark romance’in en darkını yazıyor. Ancak daha önce okumayanlar için Trigger Warning’lere dikkat etmenizi öneririm.