Puan vermedi·360 syf.····Okunma: 20 Kasım 2023 15:58 Merhabalar, daha önce bu serinin ilk kitabı olan Zalim Prens'i incelemiştim ve çok beğendiğimi belirtmiştim. Şimdi aynı beğeni ile karşınızdayım. İkinci kitaplar genelde beni sıkar, ilkinde aldığım tadı asla alamam ve genelde bu yüzden seri kitapları okuyamam. Ama bu seri fikrimi değiştirdi; Şimdi ikinciyi bitirdim ve üçüncüyü de okumak istiyorum. Kitap, yetişkin fantastik olarak ele alınabilir. Yazar (Holly Black) çocuk masalları olarak gördüğümüz elfleri, perileri ve nice uçuk kaçık yaratıkları bize öyle güzel ve realistik sunuyor ki okurken yer yer içiniz ürperiyor.
Gelelim ikinci kitapla ilgili SPOILERSIZ düşüncelerime... İlkindeki heyecan burada da devam etti. Jude'un bir ölümlü olarak ölümsüz diyarda mücadelesi, entrikalarla ve düşmanlarla başa çıkmaya çalışırken yavaş yavaş değişmesi ve her şeye rağmen pes etmeyişi benim çok hoşuma gidiyor. Cardan ile arasındaki yemin sayesinde Cardan'ı yani yüce elf kralını yönlendirmesi, sualtı diyarının ve diğer soyluların tehditleriyle uğraşırken yer yer safsaklaması onun insan olduğunu, ve daha genç olduğunu hatırlatıyor bize. Ki bu benim için çok önemli. Ergen yaşta mükemmel, kusursuz entrikalar çeviren karakterleri okumak bana çok sığ ve keyifsiz gelir. Jude bu konuda çok dengeli ele alınmış bir karakter. Yan karakterler de aynı şekilde kendi doğalarına ve karakter özelliklerine bağlı olarak gayet güzel ele alınıyor. Benim hoşuma gitmeyen iki ayrıntıdan biri kitaptaki büyük bir sorunun sonlara doğru çarçabuk çözülmesi ve Jude'un Cardan ile olan o "tuhaf" ilişkisi...
SPOILERLI kısma burada giriş yapacağım. Kitabı okumadıysanız dikkat ediniz.
Jude ile Cardan'ın arasındaki çekim sadece hormonel, cinsel bir şey olarak yazılmış. Birbirleriyle huzur bulan manalı çiftlerden çok lisede birbiriyle çatışıp sonra birden ateşli bir çift olan iki kişi gibiler. Sevişip öpüşmeleri çok hissizdi. Aşk ya da sevgiden ziyade arzu ve şehvetti. Zaten ikisinin arasında bu kitapta çok fazla bir etkileşim yoktu. Genelde krallık entrikaları ve sualtı sakinlerinin baş kaldırması ana konuydu ve bu sorunun da kitabın sonunda şipşak çözülmesi bana biraz sıkıcı geldi. Bütün kitap boyu gerilim yaşayıp Cardan'ın sonda iki toprak büküp sualtı kraliçesini caydırması... Bilmiyorum sanki o kısım daha bir çetrefilli olmalıydı. Buna rağmen ben kitabı çok sevdim çünkü kendini okutmayı beceren bir büyüsü var. Ama Cardan'la ilgili ciddi bir boşluk var ve bu ilk kitaptan beri böyle. Bu son kitapta kapanır mı bilmiyorum. Bütün odak Jude ve onun çevresinde dönenlere olan tepkileri üzerinde. Kitapların adı Zalim Prens ve Lanetli Kral değil de Jude ve Elf Diyarı ya da Jude temalı bir şey olsa daha mantıklı olurdu. Ama dediğim gibi, bütün bunlar okumamı etkilemedi. Benim için oldukça keyifli bir serüvendi. İkinci kitap Lanetli Kral'a 10 üzerinden 9 veriyorum.
Ve Jude ile Cardan'ın o ruhsuz nikahı, duygudan yoksun evliliği... Bilmiyorum. Cardan ne düşünüyor seri boyunca bilmiyoruz. Jude ise Cardan'ı öpüp elleme dışında bir şey için seviyor gibi hissedemiyoruz. Yani bu evlilik şaşırtıcı da gelse içimde yer edinmedi...