Okuldan yorgun bir şekilde gelmiş ve dinlenmem gerekirken yarım kalan kitabı bitirmem gerek diye oturup okudum bitirdim. Bitmişken bir de inceleme yazmak gerekiyor. Çok uzatmayacağım.
Sürekli çok okunan kitaplar listesinde görüp almadığım kitap.Neyse bir vesileyle eline geçti. Açık Ufuk okurken mutlaka odaklanmam gerekiyor. Yavaş yavaş okuyorum bazen okuduğumu da anlamıyorum. Araya bir kitap daha alayım da bari onu yavaş yavaş okurum diye düşündüm ve başkadım Gece Yarısı Kütüphanesi ni okumaya.
Oldukça anlaşılır ve okuması keyifli bir kitap. Abartılı olmasada merak uyandırıyor. Verilmek istenen; kendi hayatını yaşamanın yaşayabileceğin diğer hayatlardan aslında mana olarak çok farklı olmadığı, yaşamı değerli yapan şeyin sevgi olduğu, her hayatta güzel olan bir tarafın olduğu güzel bir şekilde işlenmiş. Lakin alltan da subliminal mesajları çok güzel vermiş.
İşte bu yazarda böyleymiş Matt Haig tanımış olduk. Sanırım bir kitabı daha var bende (yeğenimindi galiba) onu da okuyup vardığım genel kanıyı daha açık şekilde yazabilirim.