·160 syf.····Okunma: 26 Kasım 2023 23:08 Selaam! Sözde o akşam sadece 60 sayfasını okuyup kitabı iki güne bölecektim. Ama bir baktım ki kitabın sonuna gelmişim… Çok akıcı ve muazzam bir gerilim kitabıydı benim için
Harada Hideo, orta yaşlarda senarist bir adamdır. Eşiyle boşanma aşamasında olduğundan, gündüz insanların ofis olarak kullandığı ve gece bomboş kalan bir binada yaşamaktadır. 12 yaşındayken ailesini kaybettiği için yalnızlığın kıyısındadır ve bir gece ansızın kapısını biri çalar: bu, binada 3. katta oturan Kei isminde bir kadındır. Harada o an Kei’yi daha sonra görüşmek üzere geçiştirir. Sıcak bir Ağustos gününde, doğumgününde yani, Harada’nın büyüdüğü semte gidesi gelir. Tiyatro binasına girer ve seyircilerden biri -komiktir ki- babasının tıpa tıp aynısıdır. Sesi, görünüşü her şeyi aynıdır. Adam, ona evlerine gidip bir şeyler içmeyi teklif eder -çünkü civarda oturacakları bir mekan yoktur- ve Harada da kabul eder. Eve gittiklerinde adam eşine seslenir, ve işte can alıcı kısmı da burası, eşi Harada’nın annesidir. Bunu sindiremeyen Harada, zamanla onlarla sık sık görüşmeye başlar. Gerek Kei gerekse tanıştığı insanlar ona aşırı zayıflamış ve çökmüş olduğunu söyler. Ama Harada aynaya baktığında daha da kilo aldığını görmektedir.
“Öldüklerinde babam otuz dokuz, annem otuz beş yaşındaydı. Onların hiç değişmeden, otuz altı yıl önceki halleriyle bu binada yaşıyor olmaları, kesinlikle mümkün değildi.”
Kitabın kapağı bir tık korkunç gelebilir gözünüze ama içeriği öyle değil. Bana göre bir gerilim kitabıydı. Zaten bakacak olursanız İthaki’nin bu Karanlık Kitaplar serisinde o kadar korkunç kitap bulamazsınız. Demem o ki, türü seviyorsanız kesinlikle okuyun🩶 Bu arada kitap bir bütün, farklı öyküler içermemekte.