Bir sürü tarih kitabı okuyup Cumhuriyet’in kuruluşuna farklı gözlerden bakmışızdır, bu kez de babasını Kurtuluş Savaşı’nda kaybeden, şerbet, çörek satarak ailesini geçindirmeye çalisan serbetçi cocugun gözünden bakalim. Çocuklarin dünyasında her şey bu kadar toz pembeyken çocukların öldüğü savaşları bir de çocuk gözünden okuyalım. Bu mücadelelerde en çok zorluğu belki de onlar çekti. Belkisi de yok aslında evet onlar çekti.
Cephe yüzü kadar ağırmış savaşın arka planı
Baba yüzü gözleyen, her gölgeyi babasi sanan çocuklar,
Eşinin yoklugunda ailesini,kendisini korumaya çalisan anneler, hepsinin yaninda bir de milli mücadeleye destek olma çabasi...
Gidenler gelmiyor, gelenler yarim, kalanlar hep eksik...
1919'dan baslayip Cumhuriyet'e uzanan süreç. Düsman isgalinden bağımsızlığa giden yol. Bu yola tüm benliği ile eşlik eden yüreği baba hasreti ve Ata sevgisiyle dolu bir çocuk...
Sermin Yasar'in öyküsel anlatimina İlber Ortaylı’nın bilgisi destek oluyor. Öyle güzel noktalara değinmişler ki hem heyecanınız devam ediyor hem de tarihle yeni yeni ilgilenmeye başladıysanız Kurtuluş Savaşı ile ilgili çok güzel bilgiler ediniyorsunuz. Kalemlerine sağlık, kitapla kalın kitap dostlarım.