Soru sormak ilmin yarısıdır derler. O halde siz karşı tarafın konuyla ilgili bilgisinin yarısına talipsiniz demektir ki bunda sakınca yok. Eğer karşı tarafın bilmediği bir soru sorarsanız bu defa karşı tarafta konuyla alakalı hem bir yarım boşluk oluşacak; hemde bir farkındalık duygusu oluşturacaksınız. Şimdi işler burada karışıyor işte: eğer kişi yarımı tamamlamak isterse sizinle birlikte öğrenmek isteyerek bu eksiği kapatacak. Ama kişi bu soruyla gelen yarımın üstünü tamamlayacak ahlak ve erdeme sahip değilse; veya çıkarları bunu red ediyorsa bu defa bu farkındalığı ortaya çıkartan kişiye, soru sorana düşman olacaktır...