·352 syf.····Okunma: 04 Aralık 2023 00:00 "Yazılmayanı yazmak cesaret işidir"
Burak Oral
Kitabın incelemesini nasıl yazsam da hakkettiği değeri bulsa diye düşünmeden edemiyorum. Kısacası bu kitap "7 senelik bir emeğin nadide ürünü" olarak bilinmeyi hak ediyor.
Kitaba başlarken yazılan önsöz de "Vay canına" dedirtmesiyle mi başlasam yoksa sonunda
" Yok artık" dedirtmesinden mi söz etsem açıkçası bilemedim.
Yine de bir yerden başlayalım: Komiser Faruk'un kısımları beni çok heyecanlandırdı ve Salih'in atılganlığı, Berna'nın araştırmacı kimliği benim de ruhuma işledi. Samet bu kitapta en çok sana üzüldüm galiba Süphi ile heyecanına ortak olup gizem kapılarını beraber araladık.
Ve aslında kitabın sonunu hiç böyle beklemiyordum gerçekten çok şaşırdım. Hayatta da böyle değil mi birilerinden kuşkulanırız sonra günahını almış oluruz. Sandığımız olayın arkasından bir şeyler çıkar ve olay hiç göründüğü gibi değildir.
Kitapta farklı bilgileri sohbet havasında anlatıp yazarın bu bilgileri okuyucuya kazandırması da gözden kaçırılmaması gereken bir durum benim için çok faydalı bilgilerdi ayrıca sondaki açıklayıcı bilgiler de aydınlatıcıydı. Üslubu gayet güzeldi ben hiç takılmadım su gibi akıp gitti.
Genel olarak bahsedecek olursak da merak duygum kitabın tümünde ön plandaydı hatta bir ara kendimi olayın akışı hakkında teori kurarken buldum. Çok ilginç bir kitaptı ve ilk defa arkeolojiyle ilgili bir polisiye romanı okudum ve aşırı beğendim.
Bu kitabı, yazarın yaptığı çekiliş sonucunda kazandım. Ama eğer bir arkadaşımdan duysaydım kesinlikle daha önceden okumuş olurdum. Tabi ki siz sevgili okuyucular çok daha şanslısınız çünkü geç olmadan benden duymuş oluyorsunuz. Ve bence vakit kaybetmeden okuyun. Eminim ki çok beğeneceksiniz.