Gönderi

182 syf.
·
Not rated
·
Read in 5 days
#Okudum #KitapYorum #Önseziler #EmiliBayo #SoysalYayınGrubu #Roman #180Sayfa Merhaba arkadaşlar, Bugün sizlere Soysal Yayınevi'nden çıkan çevirisini Pelin Doygun'un yaptığı, Emili Bayo'ya ait "ÖNSEZİLER" isimli romanla geldim. Kapak resmi gibi bir gezi balonunda kimler hangi durakta iniyor, neler yaşıyor, sonu nasıl bitiyor, kaygan düşlerin eşliğinde bilinmezliğin kimliksiz yolculuğunda hepsine tanık olacağız. Gizemli, biraz gerilimli, heyecanlı, endişeli, meraklı duyguların ters köşe olmuş topunda bazen çamurlu, bazen çimen yeşili, çoğu zaman buz mavili renkte günlerin, ayların huzursuz saatlerini roman kahramanı Jan'la birlikte rüyaların içinden gerçekliğe doğru uzanan yolda izleyeceğiz. Bazen keskin, sert, yumuşak geçişlerle gerçek dünyadaki hikâyesine tanık olacağız. Kitap başlangıç cümlesi eserin ana fikrini biraz olsun anlamamıza yardımcı gibi. William Shakespeare "Rüyalarımızla aynı kumaştan üretildik" diyor. Hani bazen hepimiz bazı rüyalar görürüz ve ardından gerçekleştiğine şahit oluruz. Hatta eminim pek çoğumuz korkarız bile. Ya sahiden yine çıkarsa diye. Ben de haberci rüyalara inanırım. Bizzat yaşamışlığım da olmuştur. Bazı nesnelerin yaşantıma nasıl aksedeceğini bilirim. Mesela ayakkabı görmek beni üzer. İçimden ne gelecek şimdi başıma diye baykuş gibi beklerim. Belki bilmeden kötüyü davet ediyorum. Ne desem ki!.. Esasen derin konular. Jan da 16 yaşında böyle bir çocuk. Gördüğü rüyalar başına gelecekleri haber veriyor. Yaşanmamış günlerin belki de ölümle sonuçlanacak hikâyelerine zaman farkından faydalanıp önlem ve tedbirler almasına olanak sağlıyor. Aslında büyük şans. Romanda birkaç tane hadiseyi, rüyanın ana hatlarıyla şekillendiğini gören okur hayretle gelişmelere tanık olacak. Yaşananlar akılda bir çıkarım yaratıyor. Düşlerimizle, zihnimizin sanki kendi ayakları vardı ve başka duraklara yol almak istiyordu diyorsunuz. Böyle bir kıvamda Jan flu bir görünmezlikte düşlerde bir hayalet olup, uyandığında bir sürü olacaklardan haberli, yatağın ortasında kalakalıyor. Bu özellik dedesi ve babasından geçiyor. Ailenin üç kuşağı böyle. Konuya gelirsek : Jan on altı yaşına bastığı gün, kendisine, noter tarafından on iki yıldır saklanan çok özel bir paket teslim edilir: İçinde üç taş bulunan ahşap bir kutu ve üzerinde “Eğer genetik haklıysa bu taşlarla ne yapacağını biliyor olmalısın,” yazan bir not. Göndereni belli değildir babası da tam on iki yıldır vefat ettiği bilinir. Gerçekte babası ölmüş müydü? Dedesi tüm gerçekleri anlatan notları Fırtına Kuşu evinde nerede saklıyordu? Kız arkadaşı Marta ve Roberto hikâyede Janla nasıl yol aldı? Taşların gizemi neydi? Hepsi bu romanda. Eski zamanlarda rüyalar, tanrıların ölümlülerle iletişim kurmak için kullandıkları yöntem olarak kabul ediliyordu. Hayatta kalan en eski el yazmalarından biri, rüyaların anlamını yorumlama sanatına adanmış bir Mısır metniydi. Çok eski zamanlardan beri geleceği gösterebilecek çeşitli rüyalar olduğuna inanılıyordu. (Say. 119) Cassandra'nın Truva'nın ünlü kralı Priamos'un güzeller güzeli kızı olduğu söylenir. Bir tapınakta dinlenirken bazı kutsal yılanlar kulaklarını yalamış ve o bu sayede geleceği görme yeteneğine sahip olmuş. Ancak prenses, güzelliğine kapılan tanrı Apollon'un aşkını reddetme hatasına düşmüş. Küçümsenen tanrı öfkeye kapılmış ve kızı, kehanetlerine kimsenin inanmayacağı korkunç bir lanetle cezalandırmış. (say. 117) Sen kendini yargılamayı öğren, cahillerin, düşüncesizlerin, bencillerin ve ahmakların seslerine kulak asma...(say. 77)
Önseziler
ÖnsezilerEmili Bayo · SMS Yayınları · 20236 okunma
·
46 views
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.