·702 syf.····Okunma: 11 Aralık 2023 23:10 Bir insanın 700 sayfalık bir şeyler yazabilmesi bana çok mucizevi gelmiştir yani 700 sayfa boyunca yazacak bir şeyin var düşünsene bu herkesin sahip olabileceği bir yetenek değil.
Kitap benim incelememe kalmış bir kitap değil tabii ki kim bilir ne eleştiriler ne yorumlar ne incelemeler yapılmıştır bu kitap hakkında o yüzden fazla detaya girmeyeceğim ama benim ilgimi çeken kısımları sizlerle de paylaşmak istiyorum.
Ya bu nasıl bir sefalet bu nasıl bir yoksulluk bu nasıl fakir fukara garip gurabalık. Tek odada 6-7 kişilik bir aile yaşıyor ve o odaya bir de kira veriyor. (Ulan ev sahipleri o zamandan beri be….) Üzerlerine giyecek donları olmadığı için akşamdan çamaşırları yıkayıp sabaha kurutuyorlar böyle bir fakirlik inanılmaz iç karartıcı insanın gözünde canlandırırken mahvolduğu korkunç bir ortam. O dönemlerde yaşamadığımıza şükrettiriyor.
Ve tabii 1865 Rusya’sının Petersburg’unda kadının yersizliği ve önemsizliğine değinmeden geçemeyeceğim ki Dostoyevski de geçememiş. 16 14 yaşlarında kızların nişanlanması, evlenmesi, alınıp satılması, kadından yaratık olarak bahsedilmesi, kadının toplumda hiçbir değerinin olmaması eşya mal olarak görülmesi korkunç felaket bir ortam kendini o zamanın kadınının yerine koyuyorsun ve o sıkışmışlık o ezilmişlik halini aynen yaşıyorsun bu ortama rağmen kitapta en aklı başında, en merhametli, en yüce gönüllü karakterlerin kadın olması önemli bir ayrıntı. Dostoyevski bu konuyu yakalamış önemsemiş ve kendince farkındalık oluşturmak istemiş olabilir (Eyvallah Dosto.)
O zamanın kadını islamla tanışmış olsaydı eğer, kendisine verilen değere şok olurdu muhtemelen, bu zamanın kadınına beğendiremezsin (öyle bir derdimiz de yok tabii orası ayrı, beğenmeyen çıksın kardeşim)
Ben olaya daha çok 1865 Rusya’sında kadının yeri ve islamda kadının yeri kıyaslamasıyla yaklaştım. Bittabi zekatın önemi. Herkes zekatını veriyor olsaydı Raskolnikov bu cinayeti işlemeyecekti. Apaşikar.
Bir de bu Raskolnikov tefeci kadını öldürdüğüne çok da pişman olmadı sanki ya kitabın sonunda bile dünyayı bir pislikten temizlemiş olma fikrine iknaydı ya da ben o kısmı kaçırdım bilemiyorum.
Neyse, kitabı kapatır kapatmaz aklıma gelen yorumlamam bu şekilde belki ara ara güncelleme yaparım (muhtemelen yapmam) inşallah edebiyatçılar bu cahil cahil konuşmalarıma öğkelenmez. (Çok da tın hehe)