Hamam rezervasyonunu anımsayıp saate baktı, geç kalmıştı, resepsiyonu arayıp özür diledi.Kar yeniden yağmaya başlamış, bembeyaz bir örtü, çirkin yapılaşmanın üstünü bir an önce örtme gayretindeydi...
Keşke kapatabilseydi kar; kötü, yanlış, çirkin olan ne varsa. Açsa göğüs kafesini, yağsa içine, kapanır mıydı kalbinin karası da? Üşürdü ama çok üşürdü.
Olsun,dedi razıyım.
Sevde değil,
Sevda olsun adım.
Kim bilir gerçek sandıklarımızın hangisi düş, düş sandıklarımızın hangisi gerçekti?
Yaşadıkça insan daha neler görecekti?..
Ne yapmam gerektiğini bilmiyorum ama ne yapmak istediğimden eminim. Sarılsam ona birdenbire. Başı göğsümde kaybolsa. Koklasam saçlarını bu kış akşamı.
Olmaz mı?
Yaşamak, denemek demek değil mi?
Bu kitapta da Feridenin kızı Leman'ın torunu Sevdenin hikâyesine ortak oluyoruz. Sevde ninesi Leman'ın ölümünden sonra yurt dışında yaşamaya başlamış ve bir seminer vermek için geldiği Bursa'da bir kaç gün kalıp tekrar Londra'ya dönecektir. Seminer vereceği üniversitenin rektör yardımcısı Nihan hanımla tanıştıktan sonra anlamlandıramadığı duygular içersine girer. Bursa'daki son gecesinde Nihan hanımın ona hediye ettiği bir kitap ve şifa tası ilerleyen günlerde Sevdenin hayatını nasıl değiştirecek bakalım
Sevde inanmadığı konularla alakalı kendiyle ilgili yüzleşmeye girdiğinde bakalım hayatında nasıl değişimler olacak
Sır bende,Ayışığım kitaplarından sonra serinin üçüncü kitabıyla devam eden yolculuğum muhteşemdi. Hele diğer iki kitaptan sonra bu kitap beni benden aldı. Sanki Sevde ile beraber bende olayların içersindeydim.
Serinin ilk iki kitabını okumayanlar yorumlarını sayfamda bulabilir,tavsiye eder miyim kesinlikle okumalısınız yazarımın yüreğine kalemine sağlık Umarım devamı olur çünkü gerçekten tadı damağımda kaldı
Kitaplarla ve sevgiyle kalın