Puan vermedi·264 syf.··Beğendi
· Kitap biterken düşünceler dönüyor kafamda. İnsanoğlu köklerini merak eder. Sevgi dolu bir ortamda büyüse de başlangıç noktasına bir anlam yüklemeden duramaz. Eğer Ali bu arayışa düşmeseydi daha mı iyi olurdu diyorum. Sonra sevginin iyileştirici yanı geliyor aklıma. Acaba Asiye ile aynı yolda ilerleyebilseydi... Sonra düşünüyorum; hayat keşkeler, acabalar, neden lerle ilgilenmez. Bazen yaşanması gereken yaşanır. Ama kader tüm bunlar demek de doğru gelmiyor hiç. Çünkü bakıyorum ki bu hikaye, seçimlerle ilerlemiş. Evet üç adamın yolu bir noktada, belki de kaderin etkisi ile kesişmiş. Fakat öncesi de sonrası da seçimlerden ibaret.
Kemal ve Zeynep ailelerine rağmen birbirlerini seçmişler. Sevgi ve saygı dolu bir yuvaları olmuş. Hiç isyan etmemişler ama bir evlatları olmasını da çok istemişler. O gece kucaklarına bırakılan bebeği de özlemle sahiplenmeleri bundan olmuş. Yasin, bir geliri olmasına rağmen, parayı seçmiş o gece. Neye aracılık ettiğini çok da düşünmemiş. Celal ise... İnsan bile olamamış ki seçimi konuşulsun...
Hüzünlü bir hikaye mi derseniz evet çok acı. Ama esas üzücü olan şu ki; kitabı bitirdiğinizde bunların gerçek bir hayat hikayesinden yola çıkılarak yazılmış olmasına hiç şaşırmıyorsunuz. Çünkü maalesef bunların bir yerlerde yaşandığını biliyorsunuz.
Yazarın kalemi çok başarılı. Okuru yormadan ama merakla okutan bir kurgu oluşturmuş. Bir cinayetle başlayan hikaye o güne nasıl geldi ve bundan sonra ne olacak sorularıyla hız kesmeden ilerliyor. Tüm cevaplar sonlara saklanmış. Üzücü olsa da hayatın içinden okunmaya değer bir hikaye.