·336 syf.····Okunma: 12 Aralık 2023 15:48 Ahmet Ümit okumayı, polisiye eserler içerisinde kaybolup ipucu aramayı seven ben; bu eserde hiçbir tahminimde doğru çıkmadım, planladığım son ile karşılaşmadım ve kimin hangi kılığa girdiğini bir kez hariç çözemedim. Alt metinlerinde bir sürü şey açıklayan bu eserde yoğun duygular arasında boğuşurken; zihnimde sıralı olan polisiye ve Türk roman yazarları sıralamasında mecburi bir değişime gittim. Mehmet Işık birinci ve Ahmet Ümit ikinci diye yer değişti.
Yazar, eserinde ele aldığı her konuyu en ince ayrıntısına dek işlemiş. Araya eklediği hiç fark edilmeyen ve okuyucuyu ters köşe olmaya zorlayan şaşırtmacaları ile okuyucuyu bir hayli yanıltmış. Duygu yoğunluğunun her sayfada kendini belli ettiği ve heyecanın her sayfada artarak ilerlediği eserde, olay örgüsünün işlenişi ve yapılan kurgunun okuyucuyu mest etmemesi imkansız. Mehmet Bey ele aldığı yaşanmış olayı öyle kurgulamış ki, gerçek ve kurgunun arasındaki o ince çizgiyi fark etmek pek mümkün değil. Daha da merak ettirmeden biraz konuya geçeyim.
Polisiye, dram, aşk ve heyecan… Ne ararsanız eserde toplanmış. Kötü başlangıçlarından dolayı hayata yenik düşen Hanzade, kendini korumak ve kanıtlamak için mafyalar arasında var olan Ligor, çayının demine acısını bal yapıp katan Ali,polisliğe aşık ve her görevi tiyatral planlar eşliğinde gerçekleştiren komiser Muharrem ile geri kalan her karakterin ayrı ayrı çarpıcı hikayeleri…
Demiştim ya alt metin hep bir şeyler anlatıyor diye. Onları da konuşalım isterim.
Her sarıklı hoca dini öğretme peşinde değildir tıpkı her insanın iyi kalpli olmadığı gibi… Sarsılmaz inançlarınız (her konuda) sizi çıkmaza sürükler. Kendi doğrunuzu bile sorgulamalı ve yaptıklarınızın sonuçlarının neler olabileceğini düşünmelisiniz. Hayatın amacını bulmak yerine yaratmalı ve bu yolda çaba sarf etmelisiniz.
Yazarın hem üst metinde hem de alt metinde anlattıkları çok etkileyici ve duygusal açıdan yoğun şeyler. Kitabın sonuna dek kaç kez gülüp kaç kez ağladığımı hatırlamıyorum. Okuyucuyu polisiyenin gizeminde gezintiye çıkarırken yazar, farkında olmadan bizi acılı hayatların içerisine atıyor. Bunu da kaleminin ustalığına veriyorum. Ayrıca yazarı diğer yazarlardan ayıran bir nokta var ki herkes fark etmiştir. Hiçbir ipucu vermeden direkt son anda her şeyi ortaya çıkarıp şaşırtmak yerine, ilmek ilmek aralarda verdiği ipuçları var yazarın. Bazı şeyleri fark eden olacakları az da olsa tahmin edebilir. Az diyorum çünkü size ipucu verse bile tamamını hep gizli tutuyor yazar.
Ve son olarak yazar okucuya demiş ki; bir sonraki romanı sen seç. Kitabın sonuna eklenen QR kod ile internet tarayıcınızdan ulaşabileceğiniz siteye yazdığı eserlerin birer tanıtım bültenlerini eklemiş. Ve okuyucuya oylamaya sunmuş. Böylece bir sonraki yayınlanacak eserde okuyucuya söz hakkı sunmuş.
Orada da etkileyici konular barındıran kitapları var, kitabı bitirince diğer basılacak eseri seçmeyi unutmayın.
Okuyucusu bol, kalemi daim olsun.