Gönderi

Puanım 6.5
7/10
·352 syf.··
2023 106. kitabı
Öncelikle kitabin iyi yönleriyle başlayayım. İyi kurgulanmıs bir dünya ve kültur var. Kendince bir dil oluşturulmuş. Krallıklara bir politika temeli oturtulmuş. Tasvirler ve betimlemeler çok iyi. Lilah karakterinin gücü düşünceleri hareketleri idealist bir feministe çok uygun örnek alınasıydı. Adım adım hedefe ilerleyisi ustaca yalan söylemesi çok güzeldi. Öte yandan yalanlarına üzülmesi daha doğrusu yalanların getirdiği yalnızlığa üzülmesi son derece insaniydi. İyi betimlenmişti, keza Drew karakterini de çok sevdim. Lilah ve Drew arasındaki komik iletişim kitaba dozunda bir komedi katmıştı. Bazı cümleler akılda kalıcı hatta vurucuydu. Akıcı bir dil ve úslup vardı. Bölüm isimlerinii en sonda anlamlı bir bütün olması bile çok iyi bir kalemden çıkma olduğunu gösteriyordu. Öte yandan altı bos kalan paragraflar mantık açıkları vardı SPOİLER. Öncelikle kızı yeni bir kimliği olmadan ya da yeni gercekleri... o limana bırakmaları saçmaydı. "Direnişe girdiğinde ailen peki? Onlara üzülmüyor musun? Onların durumu ne" demediler. Bir insan vatanı uğruna ailesini belki feda edebilir. Belki diyorum bakın. Herkes aynı kararı vermez ama bu öyle veya boyle sorulması ve cevap alınması gereken bir soru!!!! Ancak kimse sormadı. Bir olay patlak verince sordular ancak. O da yarım yamalak. Kızı casus olarak gönderdiklerinde en azından kız ailesi öldürulmüş gibi davranmalıydı ya da yeni bir kimlik... Sonra tutturmuşlar bir tarafsız bölge... tarafsız bölge ama direnişi barındırıyor. Ne hikmetse düşman bunu bilip de bu nasıl tarafsızlık demiyor. Yerlerini biliyorlar hatta prensesin oldugu yere baskın yapabilecek durumdalar ama onca zaman bunları kendi hallerine bırakmışlar. Direnişin de tam olarak ne yaptığı belirsiz. Drew Harrison ve Lilah sohbetleri iyiydi eğlenceliydi ama ne bileyim bir köle kurtarılısi falan görseydik. Ayrıca batılılar sığınağa baskın yapmıslar prensesi vs öldürselerdi ya. Gerçi olay sözde prenses Audra'nın Corridan aracılıgıyla teslim edilmesiyle cözüldü ama bunda askerlerin hiç etkusi olmadı. Askerler ordu sadece kuklaydı hepsi Serasker'in elindeydi gibi nir görüntü vardı. Ancak illaki ses cıkaranlar sorgulayanlar olmalıydı. Askerler üniforma yerine haydut giysileri vs giyip prensesi direnisin kilit isimlerini öldürebilirlerdi onca zaman onu sorgulamadılar. Onu gectim. Lilah'a aramasını istedikleri yeri Corridan dolayısıyla adamları biliyordu. Ona aratmak yerine bulamazlar mı? Belgeyi sen ara benim ellerim dolu mu nedir bu? O belgeyi alıp gayet de dışarı çıkarabilirlermis yani o kadar basitmis. Zaten Dewana da kraliyet lisanını biliyormuş yani. Ha Corridan doğudan yana manipüle etti ama adamlar gòremiyor mu şüphelenmiyor mu? Koskoca bir ülke öyle gözü bağlıysa onca dogulu neden acı çekiyor? Çok mantık açığı var. Yazar bu soruların altıni doldurmalıydı iste. Kıza direnişin(okurun) sorgulamayacağı sahte bir geçmiş yazılabilirdi aile konusunda. Ya da simyacılar ve corridan'ın yüzünden batı yöneticilerinin gözlerinin bağladıgının altı ćizilebilirdi. Rodmir'in ekonomik gücü yüzünden saibeli tarafsızlıgına ses cıkarılmıyor denilebilirdi gibi... bir de çok fazla Harrison vardı. Gerçekten ikinci kitabın da yarısını geçtim ve inanılmaz sinir bozucu bu. Ayrıca kraliyet lisanındaki ilk konuşmada çevrilmeyenler vardı. Son ana kadar çevrilmedi. Yine de gelecek vadeden bir kitap olmuş. Piyasadaki pek çok fantastiği cebinden çıkarır. Cam Şato'ya benzer bir çizgisi var ve kısmen de olsa hakkını vermiş. Cam şato şahane bir kitaptı bu arada.
Ardel 1- İhanet GünceleriSinem Ataklı · Ephesus Yayınları · 2022348 okunma
·
161 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.