·512 syf.··Beğendi
···Okunma: 25 Aralık 2023 13:38 Zaman dendiğinde herkesin aklında neredeyse aynı şey belirir. Bize çok tanıdık gelir. Fakat zaman nedir diye kaç defa durup düşünürüz? Bu soruyu kendimize sorduğumuzda hangimiz tatmin edici bir cevap bulabiliriz?
Zaman aslında basit gibi görünen fakat daha derine baktığımızda tarih boyunca insanların kafasını meşgul eden bir olgu olmuştur. Carroll bu kitapta zamana dair her şeyi ele almaya çalışıyor.
Öncelikle zamanı üç kavrama bölmeye meyilliyizdir: geçmiş, şimdi ve gelecek. Zaman geçmişten geleceğe doğru akar ve geçmişten sonra gelecekten de önceki ana şimdi deriz. Ayrıca zaman ölçülebilirdir. Olayların ne kadar sürdüğü hakkında konuşabiliriz. Konum da belirtir. Arkadaşımızla bir kafede buluşacağımız zaman, kafenin konumu ile beraber bululacağımız zaman konumunu da haber veririz. Bunlar zaman için günlük hayatımızdaki kullanışlı tanımlamalardır. Fakat kavram sandımığızdan daha derindir.
Zaman kavramı evrenin temelinde aslında sadece bir çeşit ilüzyondur. Her şeyin temeline; moleküllere, atomlara, atom altı parçacıklara baktığımız zaman orda zaman yoktur aslında. Geçmiş ve geleceği birbirinden ayırt etmemize yarayacak hiçbir şey yoktur. Fakat alışık olduğumuz boyutlara geldiğimiz zaman işler değişir. Biz zaman denen şeyi deneyimleriz. İşin can alıcı kısmı, zamanın yalnızca istatiksel bir oyun olmasıdır.
Fizikte zaman tek atıfta bulunan yasa termodinamiğin ikinci yasasıdır: entropi zamanla artar. Peki bu ne anlama gelir? Örneğin bir yumurtayı kırdığımızda aslında orada olan nedir? Yumurta kırılmamış haliyle kabuk, sarı sıvı ve beyaz sıvıdan oluşur. Kırıldığı zaman bunlar birbirine karışırlar. Ve son durumda sarı ve beyaz sıvının homojen olarak karıştığı bir durum elde ederiz. Sarı ve beyaz sıvı zamanla karışır ve onları ayırmak için karıştırmaya göre daha fazla çaba sarf etmemiz gerekir. Bunun nedeni düzensiz durum halinin düzenli durum halinden çok daha fazla kurulumu olmasıdır. Zaman, sadece olası olayların gerçekleşmesi sayesinde ortaya çıkar.
Yani entropi artarken.
Peki entropi en başta neden daha düşük seviyededir. Aslında kitabın bütün amacı bu soruyu cevaplamak. Şimdiden söylemek gerekir ki bu sorunun cevabını henüz tam olarak bilemiyoruz. Fakat elimizde tatmin edici bir çok olasılık mevcut. Carroll, kitabın son bölümüne kadar bizi bu sorunun olası cevaplarına hazırlıyor. Termodinamikten, kuantum mekaniğinden ve kozmolojiden öğrenmemiz gerekenleri öğreniyoruz. Son bölümde ise çoklu evrenlere adım atarak zaman bilmecesi üzerine kafa yoruyoruz.
Kitap genel okuyucuya hitap edecek şekilde yazılmış. Konu hakkında bilgi sahibi olmayan çoğu kişi biraz çabalayarak kitabın büyük bir bölümünü rahatlıkla anlayabilir. Fakat son iki bölümde genel bir tempo sıkıntısı olduğunu hissettim biraz. Kitabın geri kalan bölümüne göre kısa sürede fazla bilgi yükleniyor. Bu kısım biraz uzatılarak daha rahat bir okuma sağlanabilirmiş fakat konu zaten karmaşık ve kitap da gayet uzun olduğu için bu tercihin neden yapıldığını anlayabiliyorum.
Fiziğe ve özel olarak kozmolojiye ilgi duyan herkese bu kitabı şiddetle tavsiye ediyorum.