·168 syf.····Okunma: 23 Aralık 2023 22:47 Sapık 9/10
Selamlaar! Yıllar önce bayılarak izlediğim, favori dizilerimden olan Bates Motel’in orijinal eseriyle birlikteyim. Tabii uzun uzadıya diziyi izledikten sonra 150 sayfalık içerik biraz az geldi
Norman Bates, yakınlarında yeni bir karayolu açılması sebebiyle artık müşterisi olmayan Bates Motel’in sahibiydi. Derken, resepsiyon zili çaldı. Mary Crane 27 yaşında, bir emlakçının yanında çalışan, orta boylu ve mavi gözlü bir kadındı. Ve işte Bay Bates’ten oda rica ediyordu. Bu kadının burada, bu saatte işi neydi? Üstelik aç olduğunu ve saatlerdir yolda olduğunu söylüyordu. Eh, Mary’i mecburen eve, -annesi Anne’nin yanına- götürüp bir şeyler hazırlayacaktı. Anne acaba rahatsız olur muydu? Sonuçta oğlunu kıskanıyordu. Bu yapacağı iş ona bir meydan okumaydı. Yemek yerlerken Mary’le sohbet ettiler ve Mary yorgun olduğunu söyleyerek odasına çekildi, kapısını kilitledi. Duşa girdi, -gerçekten çok yorgundu- bu nedenle odasının içindeki ayak seslerini duymasıyla, duş perdesinin aralanıp; parlak keskin bir metalin kafasını parçalaması arasında çok zaman farkı yoktu. O andan önce görebildiği tek şey karma karışık bir tutam saç, cam gibi kanlı gözler ve buruşuk bir yüz oldu. Gözleri cidden kıpkırmızıydı, ifadesizdi ama kendisine bakıyordu. İşte bir yaşamın son anı buydu.
Ya dizisini izlerken de garip bir hisse bürünmüştüm şimdi de o haldeyim. Çoklu kişilik bozukluğu ve şizofreninin dışında altta kalan birkaç psikolojik sorun daha ele alınırken kitap öyle bir akıyor ki keşke okusanız; ama biliyorum ki bu türü seven çok yok. Bates Motel zaten kalıplaştı, birçok dizide hatta şarkıda atıfta bulunuluyor. Split, Glass gibi filmleri seviyorsanız bu kitabı okumanızı öneririm