Gönderi

1930'da kadınlara seçme seçilme hakkını veren bir lider düşünün. Bir de kadınların araba sürebileceğini henüz 2019'da 'keşfedenleri' düşünün. Bu ikisi tabii ki bir araya gelemezdi.
Mustafa Kemal Atatürk
Mustafa Kemal Atatürk
❤️
Mustafa Kemal Atatürk
··12 alıntı·
178 +1'leme
·
147bin Gösterim
90 Yorum
O hak söke söke alındı... "1870’lerden 1923’e kadar 100 kadar örgüt kuran, onlarca gazete ve dergi çıkaran Osmanlı kadın hareketi, Birinci Dünya Savaşı yıllarında İttihatçı politikalar sayesinde Ermeni, Rum, Yahudi, Levanten vb. gayrimüslim unsurlarını kaybetmiş, 1923’ten itibaren de ulus-devlet mantığına uygun biçimde ‘Türkleşmişti’ ama idealleri değişmemişti. Fakat Kemalist kadroların yaratmaya çalıştığı “modern kadın” tahayyülü, bu kadınların kafasındaki kadın tahayyülünden epey farklıydı. Kemalist erkeklerin kadınlardan bekledikleri sadece vatana hayırlı evlatlar yetiştiren anne ve yuvasını güzelleştiren eş, eğitimli, meslek sahibi bir kadın olması değil aynı zamanda Batı tarzı giyinen, makyaj yapan, tiyatrolara, konserlere, konferanslara giden, erkeklerle yemek yiyen, balolarda dans eden, güzellik yarışmalarına katılan bir kadın da olmasıydı. Sadece bu kadınların siyasetle ilgilenmeleri istenmiyordu, o kadar!"
İsmet Bozdağ’a göre Mustafa Kemal’le 29 Ocak 1923’te İzmir’de evlenen Latife Hanım da., 12 Mart 1923 günü başlayan Adana gezisinin ardından kadınların siyasi hakları için Mustafa Kemal’e baskı yapmaya başlamıştı. Latife Hanım, İngiltere’de eğitim görürken kadınların seçme ve seçilme hakkını 1918’de elde ettiklerini, aynı yıl Avam Kamarası’na ilk kadın milletvekilinin (Constance Markievicz daha sonra bakan da olacaktı) girdiğini öğrenmişti. Dahası Yeni Zelanda (1893), Avustralya (1894-1908), Finlandiya (1906), Norveç (1913), Danimarka ve İzlanda (1915), Rusya ve Hollanda’dan (1917), İngiltere, Almanya, Avusturya, Letonya, Polonya ve Estonya (1918), Arnavutluk, Çekoslovakya ve ABD (1920), Azerbaycan, Ermenistan ve İsveç’te (1921) kadınlar oy kullanabiliyor, milletvekili olabiliyordu. Latife Hanım da Ağrı’dan mebus olmak istiyordu. Muhtemelen Latife Hanım’ın tavrından haberdar olanlar konuyu kamuoyunun dikkate sunmaya karar verdiler. 18 Nisan 1923 günlü Ahmet Emin (Yalman) ve Asım (US) Beylerin çıkardığı Vakit gazetesi “Kadınların İntihab Hakkı” (kadınların seçme seçilme hakkı) başlıklı bir anket başlattı ve okurlardan büyük ilgi gören ankete “kadınlardan mebus namzedi kim olabilir?” sorusunu ekledi. BuGazeteye göre İstanbullu Latife Bekir Hanım eğer “siyasal hakları ele geçirirlerse” adaşı Latife Hanım’ı İstanbul’dan milletvekili adayı gösterebileceklerini söylemişti. Latife Hanım da “kendileri gibi düşünüyorum” deyince, doğal olarak Mustafa Kemal de konuya dahil olmuştu. İsmet Bozdağ’a göre ikili arasında geçen konuşma şöyle bitmişti: “Gerçi ben kadınların meclise girmelerinden yanayım ama, karımın Meclis’te olmasından yana değilim. Evimde rahat etmek isterim. Bana rahatı ancak sevgili karım verebilir.
Kız çocukları diri diri toprağa gömülürken, kadına hayat veren İslam dinidir. 'Kadınlar Size Allah'ın Emanetidir.'' diyen İslam peygamberi Hz. Muhammed(S.a.v)’ dir. İnsanı insan yapan İslam medeniyetidir!!! Velhasıl, kadın hakları cumhuriyetten sonra verilen bir hak değildir!!!
Önceki 2 yanıtı göster
androidismail
androidismail
evet, senin de dediğin gibi, kadın hakları cumhuriyetten sonra gelen bir şey değil!!
13 yanıtı göster
Ben bu uygulamaya yürürüm arkadaş💚 Bir de arapları bu şekilde gömdü ya... allahım yarabbim tutmayın beni, kalbimi ilmek ilmek söktü. Çok pis düştüm... Bizdeki Atatürk sevgisini hava civa sananlara gelsin. Sonuna kadar yolun yolumuzdur canım Atatürküm💙
Bu uygulama islama vuruyor araplara değil. Kadınlara seçilme hakkını Erdoğan verdi . Geçin onları
Bu yorum görüntülenemiyor
Bu yorum görüntülenemiyor
Reklam
Bu biraz şov olmuş da neyse.100.yıl maçı neden arabistan da oynanıyo diye sorarlar..
Önceki 1 yanıtı göster
https://1000kitap.com/elvs Sorsunlar işte ama soran yok:)
3 yanıtı göster
Bu yorum görüntülenemiyor
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.