Bu kitapta özgür ruhlu, devrimci, bir cesaret abidesi savaşçı bir kadının, bir prensesin Anadolu topraklarındaki yaşamına konuk oluyoruz.
.
Prenses Cristina Trivulzio Belgiojoso 1808 Milano doğumlu. Varlıklı ve köklü bir aileden geliyor. Henüz dört yaşındayken babasını kaybediyor. Annesinin yeni eşi bir Marki. O'nunla çok iyi anlaşıyor Cristina. Zaten onun bu idealist, özgür ve devrimci ruhu kazanmasında çok büyük bir etken üvey babası. Ülkesinin bağımsızlığı ve geleceği için büyük mücadeleler veriyor prenses. Hep ön saflarda yer alıyor.
Ancak, gidişat öyle bir hal alıyor ki ülkeyi terketmezse zindana atılacağı haberleri kendisine iletiliyor. İşte böyle başlıyor prensesin Anadolu hikâyesi.
.
O dönemlerde Sultan Abdülmecit'in hükümranlığı var Osmanlı topraklarında. Sultan, Habsburg hanedanına isyan eden tüm İtalyan, Macar ve Polonyalılara kapılarını açtığını bildirir. Prensesin Safranbolu'ya gelişi bu çağrı ile olur. Burada büyük bir çiftlik kiralar ve huzur içinde 5 yıl yaşar. Bu süreçte hasta tedavi eder, köylülere okuma yazma öğretir, çiftliği eker biçer toprakla haşır neşir olur ve halk tarafından çok sevilir sayılır.
.
Kendi anılarında da bunları dile getirir güzel prenses. Bu beş yılın sonunda İtalya, isyancılar için af çıkarır ve prensese ülkesine dönebilmesi için ışık yakılır. Her ne kadar Safranbolu'da çok mutlu olsa da insanın vatanı gibisi var mıdır, hiçbir zaman hak ettiği vefayı, takdiri göremese de!...
.
Zeynep Oral'ın araştırmacı kimliği ile oluşturduğu bu biyografik eseri çok keyif alarak okudum.
Anadolu'da Bir Devrimci PrensesZeynep Oral