Gönderi

Kült eserlerin eleştirilmesini sevmiyorsanız bu incelemeyi okumayınız.
6/10
·560 syf.··
2024 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2024 22:28
Bir kitabı okumaya başlarken yaşadığım en büyük yanılgı: Popüler olduğu veya önemli bir edebi eser olduğu için o kitabı seveceğimi sanmak. Kitapta dört ana karakter bulunuyor. Bunlardan ilki Hükümdar Gündoğdu (Kün-Togdı). Kendisi, adaletiyle tanınan ve halkı tarafından çok sevilen bir hükümdar. Bu hükümdarın ününü duyan ikinci karakter Aydoğdu (Ay-Toldı) ise bilgisine güvenerek hükümdarın şehrine geliyor ve sarayda çalışmaya başlıyor. Kitap uzun bir süre boyunca bu ikilinin diyalogları ile ilerliyor. Ancak yaşlanan Aydoğdu vefat ediyor ve vefatından önce Hükümdar Gündoğdu'ya henüz küçük olan ve yanında çok duramadığı oğlunu yetiştirmesini vasiyet ediyor. Buradan sonraki diyaloglar üçüncü karakterimiz ve aynı zamanda Aydoğdu'nun oğlu olan Ögdülmiş (Övülmüş) ve Hükümdar Gündoğdu arasında geçiyor. Ögdilmiş, hükümdarın gözetimi altında büyüyor ve onun sağ kolu oluyor. Ancak hükümdar bir süre sonra Ögdülmiş kadar bilgili, güvendiği ve sevdiği birinin ihtiyacını duyuyor ve bu sayede dördüncü karakterimiz olan Ogdurmış (Uyanmış) kitaba dahil oluyor. Kitap; ilk mesnevi eserimiz, ilk siyasetnamemiz, İslamiyet'in kabulünden sonra yazılmış bilinen ilk eser ve ilk sembolik eserlerimizden. Ancak bunlara rağmen sevmediğim pek çok yanı olduki bunlardan ikisi okumamı çok zorlaştırdı. Bunlardan ilki, kitabın kendisini sürekli tekrar etmesi. 6645 beyitten oluşuyor ama toplasanız 200 - 300 konu var. "Her konu bir beyitle mi anlatılsın yani?" tarzı bir eleştiri yapabilirsin ama bahsettiğim şey bu değil. Beyitler neredeyse aynı. Kitabı okumayı düşünen kişiler görecekler, bir cümle neredeyse 8 - 9 farklı şekilde yazılmış. Bu bir yerden sonra sizi çok sıkmaya başlıyor. "Kitap bu kadar uzun olmasa da olurmuş!" diye düşünmeye başlıyorsunuz. Bir diğer kötü yanı, can sıkıcı düzeydeki kadın düşmanlığı. "O dönemde öyleymiş sonuçta 8. yy'da yazılmış bir eser!" gibi bir tepkiye karşı şunu söyleyebilirim: Yazar, erkekleri kadınlara güvenmemeleri konusunda uyarıyor ve bu yüzden ölen erkekler olduğunu söylüyor. Yani o dönemde kadınlara karşı bu tarz düşüncelere sahip olmayan erkekler var ve yazar onları uyarıyor. Neyse. Konu hakkında daha fazla yorum yapmayıp sadece kitaptan bir kaç beyit koyacağım. (4510. Beyit) Kızı çabuk evlendir, uzun süre evde tutma, yoksa hastalığa gerek kalmadan bu pişmanlık seni öldürür. (4511. Beyit) Ey dost arkadaş, sana kesin bir söz söyleyeyim; bu kızlar doğmasa, doğarsa da yaşamasa iyi olur. (4512. Beyit) Eğer dünyaya gelirse, onun yerinin toprağın altı, veya evinin mezara komşu olması, daha hayırlıdır. (4519. Beyit) Kadının aslı ettir, eti korumalı; gözetmezsen et kokar, bunun çaresi yoktur. (5080. Beyit) Erkek, verdiği sözden geri dönmez; sözünden dönenleri sen kadın bil. Bu kadar gömdüm. Peki iyi yanları yok mu? Tabii ki var. Ama ben bu iki duruma çok takıldığım için onlardan fazla verim alamadım. Müslümanlar için dünya ve ahiret hayatını nasıl dengeleyeceğini, nasıl daha adaletli olacağını, nerede nasıl davranılması gerektiği, kime nasıl davranılması gerektiği gibi önemli bilgiler de var. Sıkılmayacak için gayet iyi bir kitap olabilir. NOT: Verdiğim bilgilerde bir yanlışlık olduğunu düşünüyorsanız sorumlusu ben değilim; Ema Yayınları. Eleştirimde bir yanlışlık olduğunu düşünüyorsanız saygı sınırları içinde tartışabiliriz.
Kutadgu BiligYusuf Has Hacip · Ema Kitap · 20184,392 okunma
·
195 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Ben de Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'ndan okuyorum bahsettiğiniz beyitler aynı şekilde çevrilmiş. Eleştirinize katılıyorum aynı hususlara takıldım. Elinize sağlık.
E.
Gönderi Sahibi
Çok teşekkürler🙏🏻