Puan vermedi·126 syf.····Okunma: 08 Ocak 2024 23:28 Genç Werther'in Acıları'nda Goethe içinden çıkılmaz ve imkansız bir aşk dehlizinde sürüklüyor okurunu. İlk gördüğü andan itibaren karşılıksız ve ruhunun en derinlerinden gelen bir bağlılık ve sevgiyle hem zihnini hem de yüreğine hapsediyor Lotte'ye olan aşkını. Öyle bir aşk ki, güzel resimler çizen bir ressam olmasına rağmen Lotte'yi çizdiği portreleri gözüne onun kadar güzel gelmediği ve biricik yüzünün yansımasını kağıda döküşü ona yetmediği için silüet olarak resmediyor şairane tasvirle tanımladığı o yüzü. Ondan uzaklaşması, gözünün onu görmeyişi ve kocası Albert'in varlığı bile engel olamıyor sevgisine. Lotte'yi bu kadar vazgeçilmez ve aşıkane kılan şey neydi? Lotte'nin dediği gibi, ona asla sahip olamayacağını bilmesinin getirdiği imkansızlığın çekiciliği mi yoksa 'gerçek aşk' denen o duygu mu?